Mevlüt DEMİRASLAN
Türk Mektuplarını yazmak isteyen ama İran Mektuplarını yazan yazarın Kanunların Ruhu kadar tanınmasa da beğendiğim bir eseri diyebilirim. 161 mektuptan oluşan kitap yazıldığı dönemin İran sarayını bütün çıplaklığı ile bize anlatıyor. Prensi, sarayı, haremi, cariyeleri, harem ağaları, köleleri batının istediği gibi anlatıyor. İran'ı hiç görmemiş olan yazarın döneminde çok ilgi gören bu eserinin biraz da yanlış anlamalara sebep olduğunu düşünüyorum. Çünkü batı halen bütün İslam dünyasını bu eserde yazıldığı gibi düşünüyor. Mektupların Tebriz, İsfehan , Erzurum, İzmir, Paris, Venedik gibi şehirlerden yazılmış gibi ele alınması esere bir zenginlik katmaktadır. İran, Türkler, Ruslar hakkında yazılanlar arasında mükemmel tespitlerin yer aldığını düşünüyorum. Buna rağmen batılıların kendinden olmayanları hakir görmesi bu eserde de karşımıza çıkıyor.