Adem Artan
Kaşif
Hani bazen “Hâlâ böyle insanlar var mı?” veya “Artık öyle insanlar kalmadı!” deriz ya, Sayın Beşir Ayvazoğlu’nun bu kitabı her biri kendi sahasında bir el feneri gibi dünü ve bugünü aydınlatan, kendilerine çok ama çok şeyler borçlu olduğumuz “öylesi insanlar”ı en çarpıcı ve konsantre şekilde karşımıza çıkartıyor. Ve işte o an anlıyoruz ki “ Hâlâ öyle insanlar var! Ve ne mutlu ki hâlen varlar!”
Bu kitabı okuyunca onlara, bazılarını tanımadığımız bu isimsiz kahramanlara ne çok şey borçlu olduğumuzu daha iyi anlıyoruz. Hepsi birbirinden çarpıcı olan bu “kültür kahramanları”nın -ki içlerinde bir Nejat Arlasez bence en çarpıcı olanı- hayatlarını, daha doğrusu kültürel maceralarla dolu olan hayatlarını okumak bu topraklardaki herkesin boynunun borcu.
Tarihten edebiyata, mimariden musikiye kadar kültürümüzün değişik sahalarına ışıklarını düşürüp imzalarını atan bu ölümsüz şahsiyetlerin hayatlarını okumayı herkese ama herkese tavsiye ederim. Okumayanlar okuyunca ne demek istediğimi elbette anlayacaklardır.
“Meçhul asker” gibi kültürümüzün değil; ama toplumsal hafızamızın kuytu köşelerinde kalmış bu “nadideler”i malum hale getirip yazan Sayın Beşir Ayvazoğlu’na teşekkür ediyorum. Üslubunun akıcılığı kadar seçtiği insanların hikâyesi de kendisi küçük ama derinliği büyük bu kitabı bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Yazarın “Sîretler ve Suretler” kitabını da bu hususta mutlaka tavsiye ederim.