ZAT-I ŞAHANE
Çobanlar,tıpkı denizciler ve gezgin satıcılar gibi kendilerini yeryüzünde başıboş dolaşmaktan vazgeçirtecek somut ya da soyut bir varlığın mevcudiyetinden haberdardır.İspanya'dan kalkıp Mısır'daki piramitlerin eteklerinde kişisel menkıbesinin hazinesini aramak için yola düşen çobanımız,kalbinin iç çeperlerinde katılaşarak yüreğiyle konuşmasına mani olan noktasız,virgülsüz uzun söylevlerden ve konuşmacılarından arınmak istiyor.Buna karar vermesine ise Tanrı'nın diliyle konuşan düşlerden biri sebep oluyor.Tanrı'nın dünyanın diliyle konuştuğu ve sözcüklere gereksinim duymayan bu soyut dili çözümleyerek bu sonuca varıyor.Uğruna koyunlar gibi dolaşmayı göze aldığı bu düşünü gerçekleştirmeden önce,yol boyunca öğrendiği herşeye bir değer biçiyor.Düşünü gerçekleştirmesinin yanı sıra ona doğru ilerlerken aldığı dersleri de iyice özümsemek istiyor.Fakat işte tam da bu noktada,vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan öleceğini düşünerek vazgeçen insanlara bir öğüt vererek yolculuğuna son noktayı koyuyor.Siz siz olun dünyanın bütün harikalarını görüp onlara sahip olmanızı sağlayan "Mutluluğun Gizi"nden asla vazgeçmeyin.Ama kaşıktaki iki damla yağı da unutmayın.