bilgenuhoglu
kitapta türk işi gladyo olan ergenekon ve onun etkileriyle son aylarda türkiyede gerçekleşen olaylar anlatılıyor. her ne kadar son günlerde kimi köşe yazarları tarafından mutlaka okunmalı şeklinde lanse edilse de yine de çok da fazla bir şey katmayan bir kitaptır. olaylara düz mantıkla bakan "şimdi bu işten kim kazançlı çıkar?" şeklindeki yaklaşımın bırakılmasının savunulduğu kitapta olayların arka yüzü anlatılmaya çalışılmış. buradan da, birlik-ve-beraberliğe-en-çok-ihtiyaç-duyduğumuz-şu-günlerde iç-ve-dış-mihrakların-haince-oyunlarına-alet-olmayalım sonucuna varılmış. yahu ne zaman bu ülkede birisi çıkar "iç ve dış mihraklar bunlardır, ahanda bunlar da oyunları" şeklinde açıklama yapar o zaman bu mavallara inanmaya başlarım.

şimdi diyecekler ki bu adamlar da biliyor fakat açıklamaya çekiniyor. o zaman kardeşim yazmasınlar bu kitapları. yani eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürerek nereye kadar.

ikinci durumda bu adamlar da kim olduklarını bilmiyorlar ya da belli bir noktadan sonra çetrefilli ilişkiler, karşılıklı çıkar hesapları, devlet içinde devlet derken bu adamlarda kayış kopuyor ve "iç ve dış mihraklar" deyip çıkıveriyorlar işin içinde. bu da bana küçükken söylediğimiz tekerlemeyi hatırlatıyor. inek nerede? dağa çıktı.. dağ nerede?... suya gitti.. vs.

tabi bir de üçüncü bir olasılık var ki bu bana daha mantıklı geliyor. aslında iç ve dış mihraklar devlet ya da devlet ideolojisi tarafından oluşturulmuş kasıtlı bir kavram. devlet tarafından ya da devletin yönetiminde söz sahibi olan kimseler tarafından hiçbir zaman kesin olarak açıklanmayan, zamandan zamana mekandan mekana göre hedefin değiştiği bir yaklaşım. yani bugün isminde vatansever geçen "sivil toplum kuruluşları", dün "milli görüşçü" çizgideki dernekler. konu hakkında cankaya nöbeti kitabının başında ahmet cemil ertunc'un ilginç tesbitleri vardır.