duygu kara
Kitapkurdu
Çocukluğunda babası tarafından kutsal değerlerin çiğnendiğine, aşkın tensel zevklerden ibaret görüldüğüne tanıklık eden C, roman boyunca bu fikri yenmeye çalışıyor. Sürekli olarak toplumdan ve çevresinden ne kadar farklı olduğunu görmesi C.'yi büyük bir yalnızlık duygusuna sevk ediyor. Bu duygu yaşamın amacını “kendisi için yaratıldığında inandığı kişi” ile tamamlanmak olarak gören C., sürekli bir arayış içindedir. Ve bu arayış kendini arama süreciyle de paralel doğrultuda ilerler. Ancak roman C’nin arayışını sürdürürken sona erer ve bu bence insanın kendini tam olarak anlayacak kişiyi belki de hiçbir zaman bulamayacağı anlamına geliyor. İnsan daima bir şeylerin eksikliğini hissedecek ve yine yeni yeniden arayışı devam edecektir.