Hocaefendi'nin Sandukası
Hocaefendi'nin Sandukası Ürüne Git
Mecit Demirel
Kitapkurdu
Kitabı yeni bitirdim taze taze yorumumu da yapayım : ) Genel anlamda bu tür romanlarda inandırıcılığı arttırsın diye başına gerçekçi notlar konduğunu biliyoruz. Kitabın en sonuna eklenen "Tepkiler" bölümündeki yazılar ise aslında daha baştan yazarın eleştirilere karşı zırhını kuşanmış olduğu izlenimini uyandırdı bende. İki önemli hata var bence de romanda. Birini zaten tepkiler bölümünde Kongar'ın kendisi okuyucular ağzından aktarmış: " O dönemin medrese öğrencileri basit bir ebced hesabını yapamayacak düzeyde miydiler?" Yazar, kendi çağının üniversite ve öğrenci kalitesizliğini o dönemin medrese ve öğrencisi üzerinden eleştirirken burada ciddi bir hata yapmış. İkincisi kitabın 111. sayfasında"Filip Hoca İşleri İyice Karıştırıyor" bölümünde "Raşid, o gece Filip Hoca'nın evine vardığında neredeyse 'yatsı namazı' okunmak üzereydi" denmiş. Romanın başlarında Giftos Karpantiye'nin üç dini de o dinde yaşayabilecek kadar iyi bildiği söylenmesine rağmen Giftos Karpantiye ağzından Raşid'in yaşadıklarının anlatılmasındaki bu onmaz hatayı nasıl anlamalıyız? Kongar, İslâm kitaplarını okumuş olabilir ama bu hatası bile onun İslâm'a "öteki" gibi baktığının en bariz ve basit örneği. Hiç bir Müslüman (Raşid) ya da Müslümanlığı bir imam kadar iyi bilen, Gazzali- İbn Rüşd tartışmasına giren biri (Giftos Karpantiye) "namaz okunma" ifadesini kullanmaz. Bu sadece Kongar'ın kültür dilini kullanmaktaki yetersizliğini değil aynı zamanda o dönemin üzerinden bir roman yazmaya kalkmanın herkesin harcı olmadığının da göstergesi. Roman üzerinde daha çok çalışılmalıydı bence. Yine de okunabilecek bir kitap.