onurkoca
250 sayfasını okudum ve son 50 sayfada bıraktım. berbat bir kurgusu var. Ekmek Arası gibi devamlı tekrar eden olaylar. Kitapta 15 defa aynı olaylar hiç abartısız devam etti.
1. yazarımız Henry (Bukowski) ya gelen mektuplardan ya da dinletilerden bir kadınla tanışır
2. altılık bira alınır.
3. Henry nin deyimiyle düzüşürler.
4. Henry ertesi sabah kalkar kusar.
5. Havaalanına bırakır kadınları ya da kavga çıkar ve kadınlardan ayrılırlar.

Tüm kitap bu sıralama çok farklılık gösterilmeden tekrarlandı. Hiç bir yaratıcılık ya da yazarın marjinalliğini gösteren bir fikir kırıntısı veya davranışı yoktu. Kadınlarla yaşadığı deneyimleri anlatımı ise bir çocuktan farksızdı.