Nedin34
İlk görüşte birisi için ölmeyi,öldürmeyi düşünebilecek kadar büyük bir aşka inanıyorsanız beğenebileceğiniz bir roman.Macide'nin davranışlarında babasını yeni kaybetmiş bir kızın ruh halini göremedim.Gece yarısı hiç çekinmeden evden ayrılabilmesi,iki kere gördüğü bir erkeğin peşinden gidip,evlenmeden birlikte yaşaması,eser boyunca özgür ve rahat bir karakter çizmesi,annesini arayıp sormaması başlangıçtaki Balıkesir'de yetişmiş o utangaç,masum kız anlayışıyla tezat geldi bana,inandırıcı bulamadım açıkçası.Aynen Ömer'in de sadece ikinci görüşünde Macide'ye karşı çok büyük bir aşkının oluşması gibi.Ayrıca evli bir erkek olarak Ömer'in karısının olduğu sosyal ortamlarda göstermiş olduğu rahat davranışlarını da şaşkınlık ve öfkeyle okudum.Karısını gerçekten seven hiçbir erkeğin karısını geride başka erkeklerle bırakıp başka bir kadınla arabaya binip de gideceğini,evine,karısıyla aynı ortama erkek arkadaşlarını çağıracağını sanmıyorum.Tüm bunlara rağmen merak ve heyecanla okudum.