Saffet AKGÜN
Bir avuç terörist koca bir şehri yerle bir edebilir miydi? Koca bir ülkenin başkanı bir avuç gözü dönmüş teröristle pazarlık yapar mıydı? Afganistan, Washington ve Moskova üçgeninde gelişen sürekli gerilim içeren olaylar silsilesi. Kitap yayına verilemden çok kısa süre önce ABD’ye 11 eylül saldırısı yapıldı. Romanda bu gerçek olayı anımsatacak çok fazla estantene yer alıyor. Kısacası kitap gerçek olmuş diyebilirim. Ruslardan çaldıkarı yeni ve ölümcül kitle imha silahı bulunan bir El-Kaide hücresinin ABD’nin başkenti Wachington’a karşı giriştiği sarsıcı bir saldırı. İnsan öldürmek bazen en saldırgan teröristler için bile başlıca hedef olmayabilir. Kargaşa ve düzen bozukluğu en az insan ölümü kadar önemli olabilir. Bu saldırının varacağı asıl sonuç da böyle olacaktı... Teröristlerin elebaşısı olan Haşim’i okudukça gözümün önüne Usame Bin Ladin geldi hep. Haşim’in İslam dünyasına yerleştirmek istediği katı yaşam biçimini de öğreniyoruz: kadınların eğitim ve çalışma yasağı, sarhoşların kırbaçlanması, zinacıların recmedilmesi, katillerin kellelerinin uçurulması, hırsızların ellerinin kesilmesi, müziğin, genelevlerin ve alkolün yasaklanması. Ellerinde bulundurdukları ölümcül gazı şehrin merkezinde patlatarak Amerikalılar için yargı gününü, İslam için de diriliş gününü getireceklerine inanıyorlardı. 11 Eylül günü El-Kaide elemanları İkiz Kulelere kamikaze yaparak amaçlarına ulaşmışlardı. Bu defa başarabilecekler miydi?..