asezgin
Pek çok gelişmiş ülkede lise çağında okunmasını zorunlu tututulan 1940'lı yıllarda yazılmasına rağmen çağımızdaki güçlü, gelimiş ve despotik rejimleri ön görebilmiş şaheserdir.

Okumamın akabinde bir ara düşünmeye bile korktuğumu memleket meseleleri hakkında "bana ne lan" psikolojisine girdiğimi hatırlayabiliyorum. Elbetteki artık ülkemizde düşünce suçu olmadığından düşünce polisi de yoktur ancak yarın bir gün bir olmayacağı ve geçmişi düzeltiyorum deyü bizi de düzeltme iddiasına girmeyeceği anlamına gelmez. Hem Siyasi Polis ne iş yapar memlekette?

George Orwell'in bu eseri pek çok ciddi belgesel ayarındaki eserlerce alıntılar, örnekler verilmesi vesilesi ile tanıştığım fantastik olmayan gayet gerçekçi romanıdır.

Eserdeki en uçuk kurgu gibi duran teleekran vasıtası ile insanları izlemek olsa da aslında televizyon (ya da bir benzer türev olarak medyanın) toplum üzerindeki etkisini baz aldığımızda; bu o kadar da uçuk kaçık gibi görünmüyor.