burhan74
Bye Bye Tükçe isimli kitabına Bir New York rüyası ile geleceğe dönük olumlu bir bakış açısıyla başlayan yazar, bu kitabına da tam aksi istikamette karamsar bir hikayeyle başlamayı tercih etmiş. İki kitap arasında bu farkın ötesinde bir yenilik yok. Aynı konular yani Türkçenin karşı karşıya olduğu tehlikeler ve siyasilerin bilerek veya bilmeyerek yürüttükleri politikaların milli eğitim sistemimizde ve Türkçemizde yarattığı tahribatı anlatıyor.
Hedefleri tespiti, eğitim dilinin Türkçe olması, kafaların sömürgeleştirilmesi, acenta kafalılar, gönülsüz bilimin zulmü gibi ifadelerle eğitimin ve planlamanın önemini sloganlaştırıyor. Yeni dünya düzeni hakkındaki görüşlerine de yer verdiği kitapta yazar diğer kitabındakilerden farklı bir şey de söylemiyor esasında. Kitapta yer alan fikirlere katılmamak mümkün değil ama aynı konudaki farklı zamanlarda yaptığı söyleşiler ve yazdığı makalelerin bir derlemesi olan kitap bol tekrarlar içeriyor.
Böyle değerli bir bilim adamından daha zengin çalışmalar beklediğimi de eklemeliyim.