KY-468225
Sürükleyici, bir çırpıda okunup bitirilebilecek bir roman. Kurgusu, dili iyi, çeviride ve dizgisinde bir problem yok. Yazarın köhne dünya adlı eserinden sonra okuduğum ikinci romanı. İkisini birden düşününce aklıma yeşilçam filmleri geliyor. Aynı kadrolarla, aynı senaryolarla ama farklı isimlerle çekilmiş filmler gibi. Mesela Cüneyt Arkın Battal Gazi, Karamurat, Malkoçoğlu gibi kahramanlarla sürekli Kahpe bizans la mücadele etmiş, ama hep aynı cüneyt'i oynamış, yan rollerde benzer karakterlerle hep aynı kişiler rol almış. Bu iki roman da bana aynı karakterlerle farklı kurgulanmış iki senaryo hissi verdi. Aynı kelimeler,deyimler, aynı beylik laflar. Biruni ile Ali Kuşçu sanki aynı kişiler. Mirza Abdüllatif ile Sultan Mesut sanki aynı kişiler. Romanlar gerçek hikayelerden yola çıkmış ama içindeki kişilkler karikatür gibi, yeşilçam filmlerindeki gibi iyiler ve kötülerden oluşmakta. Bilim adamları iyi, devlet adamları kaypak, sultanlar zalim, din adamları ise kötü hatta düşman.
Bir de merak ettiğim bazı kahramanlar tütün kullanıyor romanda. 1450 lerde tütün var mıydı eski dünyada?