altyes
Yıllar önce Güneş Yiyen Çingene ile tanıştım kendisi ile. Sonrasında Buket Uzuner'i çok sevdim. Her kitabı benim için özlemle beklenir oldu. Ancak, özellikle "Gelibolu" ile belirginleşen çok satma, popüler olma hevesi harika malzemeleri ne yazık ki çok sıradan kitaplara çeviriyor. İstanbullular da ürettiğimizi satalım değil, çok satabileceğimizi üretelim mantığından yola çıkılmış bir ısmarlama kitap mantığında. İstanbul bir mozaiktir, biraz Alevi-Sünni, biraz etnik köken, muhafazakar-modern, bir tutam aşk da katalım içerisinde aman eşcinselleri unutmayalım, herkes kitapta kendisini bulsun diye yola çıkılmış. Evet İstanbul bir mozaik ama mozaiğin her bileşenini kitaba tıkalamaya kalktığınızda hiçbir karakterin derinliğine inilemediğinden, yavan bir eser ortaya çıkıyor. Ayrıca, biraz aceleye gelmiş, hem redaksiyon hem tutarlılık açısından önemli hatalar var. Bir örnek vermem gerekirse, kitabın 2. sayfasında "ORDULU" olarak tanıtılan, İlyas-Baturcan karakteri, 352. sayfada "TRABZONLU" oluveriyor. Özetle, okuyucu olarak biraz daha özeni hak ettiğimizi düşünüyor, ama kendimden daha çok BUKET UZUNER isminin bu kötü kitabı hak etmediğine inanıyorum.