kombi
biyolojik silahları, şarbon gibi zararlı bakterileri tanımladıktan sonra, bu ajanların silah olarak kullanılabilirliğini ve bunun etkilerini anlatan yazar, tarihte yaşanmış olayları örnek olarak verip hangi ülkelerin bu konuda sabıkalı olduğuna yer vermiş. bu tehlike karşısında abd, ingiltere ve kanada'nın alımış olduğu önlemlere ve uyguladıkları korunma yollarına değinmiş.

en büyük korkusunun çok ucuz bir şekilde hazırlanabilecek biyolojik silahların, tedhişçilerin (teröristlerin) eline geçmesi olarak dile getirmiş. bilim insanlarının şimdiye kadarki yapmış oldukarı ve bundan sonra üstlenmeleri gereken rolü açıklayarak kitabını sonlandırmış. sanırım kitaptan alıntılanacak şu paragraf her şeyi özetlemeye yetecektir:

"1969'da bm'e sunulanbir kanıtta sivil nüfusa karşı gerçekleştirilecekgeniş ölçekli bir operasyondazayiatın kilometrekare başına maliyeti:
konvansiyonel silahla 2000 dolar,
nükleer silahla 800 dolar,
sinir gazı silahlarıyla 600 dolar,
biyolojik silahlarla sadece 1 dolar

olarak tahmin edilmiştir.(...) bu yüzden biyolojik silahlar fakirin nükleer silahı olarak adlandırılır." (syf.27)