Reşat Nuri'nin yazdığı en güzel kitaplardan birisi. Her şeyden önce sunu söylemek isterim,kitabın son sayfasını okurken tüylerim diken diken oldu. Mürşit Efendi'nin temsil ettiği kutsal değerlerin namus,yardımseverlik,meslekte idealist olma,insanları sevme ,mücadeleci olma gibi,kötülüğe karşı mücadele anlatılıyor. Tabi kitabın adından da anlaşılacağı gibi sonuçta acıma duygusunun ne olduğunu Zehra anlıyor ama iş işten geçtikten sonra. Kitabın her sayfasında ayrı bir hüzün var. İnsanların işlerini gerektiği yapmaması, Zehra'nın annesi ve ninesinin namus ar duygusundan yoksun olması,Mürşit Efendi'nin zorluklar karşısında yeri geldikçe kendini salması( Rüşvet almak gibi) vb. Ayrıca kitap dönemin bürokrasi sisteminin nasıl işlediğini de çok başarılı bir şekilde ortaya koyuyor. Hayatın insanın karşısına yanlış kişileri çıkardığı zaman bir insanın nasıl yok olacağı müthiş bir atmosferde anlatılıyor. Bütün bunların yanında kitabın zayıf yönü Mürşid Efendi'nin abartılı bir derecede (bu kadarı da olmaz dedirten saflıkları) örneğin kayınvalidesinin imamla ilişkisini mutasarrıftan öğrenmesi,burnunun ucunda olmasına karşın bunu anlayamaması gibi. Tam bir siyah-beyaz karşıtlığı olmuş.Televizyonda dizi film şeklindede sahnelenen bu eser,-dizide Ediz Hun'un Mürşid Efendi karakterini çok iyi canlandırmıştı.- Yazarın hiçbir kitabını okumamışsanız eğer bir başlangıç eseri olacaktır. Mutlaka okunması gereken bir kitap