AYNADANYANSIYANLAR
Arabinin ögrencilerinden olduğu söylenen Konevinin Tasavvufu bıraktıgının ve tasavvufla ilgili eserlerinden uzak oldugunu açıkladıgı bir risalenin Osmanlıdan kalma kütüphanelerimizden birinde oldugu, bunun bilindiginin fakat Konevi'ye olan ilgiden dolayı bu risalenin pas geçildigi söylenmekte....Hatta bu risalede Peygamber Efendimizin Hadislerinden başka bir şeyle anılmak istenmedigini söyledigi belirtiliyor... Bilginiz olsun....Umarım yakında bahsi geçen bu risalede ortaya çıkarılır.....Biz de neyin ne oldugunu anlarız....Araştırabilecek insanlara duyurulur...
kurtef
kurtef 05 Aralık 2010
2007 yılında yazmışsın notunu, varmı açığa çıkan bir kaynak???
tortulkayalık
tortulkayalık 19 Mart 2013
Tasavvuf bir misket oyunu veya heveskârca uğraşılan bir hobi değildir ki bırakılsın; tabii bâtın yolunda "seyr" etmenin zevkini tadan veya kemale ermiş bir kişi için. Tasavvuf, "Hakikat"e bir atlama taşıdır. Hani Şeriat, Tarikat ve Hakikat diyoruz ya. Hani şeriatte "seninki senin, benimki benim", tarikatte "seninki senin, benimki de senin", Hakikatte ise her şey Allah'ın. Bu hatırlatmalardan bir şeyler sezdirebilmişimdir umarım. Sadede gelirsek; Tasavvuf mertebesinden Hakikat mertebesine ulaşan, o zirvede Şeriatin pırıltısını daha şiddetle görecektir ve tasavvuf yolunda elde ettiği irfanıyla Şeriatı nefsinde o ölçüde de parıldatacaktır; tıpkı Konevî Hazretleri gibi. Nihayetinde bütün sufilerin gayesi şeriati ihya etmek değil midir? Ha, işte bu Hakikate ulaşmaya tasavvufta "başlanan yere dönmek" denir. Veya "sonu başa bitiştirmek" denir. Tıpkı bir dairenin bir noktasından başlanıp yine yanı noktaya gelmek gibi. İşte bu noktada da insan Şeriatı, yani kısacası Allah'ın ve peygamberinin emirlerinin yüceliğine daha bir azametle şahid olacaktır. Ki sufiler, ölmeden ölenlerdir, ölmeden şehid olanlardır. İşte bu noktada sufi diyecektir ki: "Ayet ve hadislerden başka tutunulacak dal yoktur!" Halbuki bu sözü zaten "yol"a başlamadan da söylüyordu. Ama o zaman taklidî bir imanla söylüyordu. Şimdi ise aynı sözü tahkikî imanla söylüyor. "Bir şeyin aynı, aynı olduğu şeyden başkadır" Bu gün kuantum fiziği bile, bu tasavvufi hikmeti doğrulamıştır. Ama şu da bir gerçektir ki, tasavvufu ve sufilerin sözlerini anlamak, kuantumu anlamaktan daha zordur.