Bedirhan Şen
Mary Shelley'nin o muazzam betimleme yeteneği, şiirselliği ve gerçekçi anlatımı okuyanı hayran bırakıyor öyle ki hayal ürünü bir canavarı bile bizlere gerçekmiş gibi inandırabiliyor ve sevdirebiliyor. Bu kitabı okuduğunda insan, içinde sakladığı ve belki yüzyıllardır derinlerde yatan bu ilkel yaratığı farkediyor, hissediyor; bu canavara merhamet ederken aynı zamanda kendisine de merhamet duyuyor. Bunca yıllık evrim süreci, uygarlık, çağdaşlaşma, maddi ve aklî ilerleme ve sonucunda aynı canavarın biraz daha gelişmiş hali, modern bir canavar karşımızda duruyor. Frankenstein henüz hala ne kadar zavallı ve utanılacak halde olduğunu gösteriyor insana...