iskent
Kitapkurdu
Sema Kaygusuz ilk kez okuduğum bir öykücü. Bu kitabı 2000 yılı Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü almış. İlk basımı 2000 yılı, 2015 te yeniden basılmış. Sandık Lekesi, 13 bağımsız öyküden oluşuyor. Anlatımını sevdim. Daha önce okuduğum öykülerde argo kelimeler ve belli bir mahalle jargonu yoktu, bunda var - bazılarında. Anlatımı akıcı ve katmanlı. Nasıl yani? Şöyle ki; bir bitkiyi anlatırken insan kişiliğine de atıf yapabiliyor. Ya da banyoda kızını yıkayan bir anneyi anlatırken aslında hem gerçek anlamda arınma hem de mecazi anlamda arınmayı hissedebiliyorsunuz. Bir başkasında göç ile ilgili bir öykü okurken , ait olma / farklı olmayı sorguluyorsunuz. İlginç benzetmeleri var. Uzatmayayım; böyle katmanlı öyküleri seviyorsanız öneririm. Gözünüz korkmasın, hiç sıkıcı değil inanın. Su gibi akıyor... Düşündürüyor... Kiminde üzüldüm, kiminin sonuna şaşırdım. Kimini okurken ukalalık edip "aa sert bi argo olmuş bu yav" dediğim de oldu