slckrmn
Hezarfen
Türk tasavvuf hayatı geçmişte bütün sosyal yaşantının omurgası olmuş aslında. Osmanlıda pek çok çoklu insan kalabalığını Mevlevihanelerde yetişen devşirmeler yönetmiş. Neredeyse sadrazamların %99zu devşirme ve eğitim aldıkları kültür tasavvufun ana merkezi mevlevihaneler. Biz genç cumhuriyetin insanları ancak 80 küsur yıl sonra bu eserlere kavuşuyoruz. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Ama geçmişde olduğu yozlaşmasına izin verilmemesi için sahip çıkılması gerekiyor. Bu gibi yayınları sadece okumak değil, reklamını yapıp başka insanlarında okumasını sağlamak vicdani görevdir herşeyden önce. Kaldıki üstadın emeğine sahip çıkmak için maddi destek olmakda şart ki, yeni eserler verebilsin