Huseyin nail Pekel
Kitapkurdu
Türk Evlerinin kimse kimsenin içine bakmayacak, kimse kimsenin havasını, güneşini, göz hakkını (bakışını) kesmeyecek, kimse kimseyi kirletmeyecek şekilde tasarlandığını, el alem için yahut gösteriş için gereksiz cambazlıklara kalkışılmadan, iç-dış uyumu, mahremiyet ve tutumsallık gözetilerek, yuva olmak üzere inşa edildiğini anlatıyor. Ölçülerin insan vücudundan çıktığı bir yapı; pencere üç karışa beş karış, tahta bir parmağı bir karış, kışlık kat elim değmesin yeter yüksekliğinde. Bizi biz eden değerlerin en önemlilerinden biri olan Türk ev geleneğini, bir başka yaşam tarzı özentisiyle hayatımızın dışına itmemiz neticesinde artık bir yuvadan çok ticari bir meta haline gelen betona kendimizi mahkum edişimiz tedenninin ta kendisi.