heveskâr
Kitapkurdu
Yazar dinin toplum için gerekli olduğunu ve laikliğin din düşmanlığı olmadığını ifade etmiş. Düşüncelerinin genelinde katılmadığım noktaları olsa da en azından ülke içi durum değerlendirmesinde bizdeki laiklik şövalyelerine nazaran daha dürüst ve itidalli davranmış. "İbadet hakkı gibi, neşir ve telkin, talim ve tedris hakkı da din hürriyeti prensibinden doğan kudsi bir haktır. Bu hakkı yok edercesine tahdit edip baskıya vuran bir idarenin adamları, ne memleket içi siyasetinde, ne de milletlerarası münasebetlerinde din ve vicdan hürriyetinden bahsedemez. Ederse yalan söylemiş olur." (s124) "Eski medreseler modern devrin ihtiyaçlarını karşılayacak bir durumda değildi; fakat bunlar kapatıldıktan sonra, gönül isterdi ki yeni müesseseler kurulsun ve cemiyetin muhtaç olduğu yüksek din adamları ve alimleri yetiştirilsin. Bu yapılmadı." (s125) "Laik üniversiteye bağlı fakülteler din alimi değil, din tenkitçisi yetiştirir." (s298).