Hız, kimi zaman bir motorun uğultusunda, kimi zaman keskin bir virajın eşiğinde, kimi zaman da insanın göğsünde çarpan cesur bir kalpte kendini gösterir. Ancak gerçek hız tutkusu, yalnızca herkesten önce finiş çizgisine ulaşma arzusundan ibaret değildir. O; korkuyla yüzleşmek, sınırlarını tanımak, doğru anda hızlanmayı ve gerektiğinde durmayı bilmektir.
Hız Tutkunlarının Hikâyeleri, farklı pistlerde, zorlu yollarda ve tehlikeli yarışlarda mücadele eden insanların heyecan dolu serüvenlerini bir araya getiriyor. Bu hikâyelerde yağmurla kayganlaşan asfaltlar, sislerin örttüğü dağ yolları, kavurucu çöller, çatlayan buzlar ve karanlık tüneller kadar; vicdan, dostluk, dayanışma ve sorumluluk da önemli bir yer tutuyor.
Kitabın kahramanları zaman zaman kupalarla, rakiplerle ve mekanik arızalarla mücadele ederken aslında en büyük yarışlarını kendi korkuları, hırsları ve tereddütleriyle yapıyorlar. Çünkü gerçek bir şampiyon, yalnızca hızlı giden değil; gücünü doğru yerde kullanan, tehlike karşısında insanlığını kaybetmeyen ve yol arkadaşlarını geride bırakmayan kişidir.