Sinema filmleri ve televizyon dizileri, yalnızca eğlence aracı değildir; aynı zamanda toplumların birbirini nasıl algıladığını şekillendiren güçlü kültürel anlatılardır. Özellikle küresel ölçekte milyonlarca insana ulaşan yapımlar, kimi zaman bilinçli, kimi zaman farkında olunmadan önyargıları yeniden üretmekte ve meşrulaştırmaktadır.
Hollywood'dan Bollywood'a İslamofobi, Amerikan, Hint ve İsveç televizyon dizilerinde İslam'ın, Müslüman kimliğinin ve Doğu toplumlarının nasıl temsil edildiğini eleştirel bir bakışla incelemektedir. Terör, güvenlik, kadın, kültürel kimlik ve “öteki” kavramı etrafında inşa edilen söylemler; medya çalışmaları, söylem analizi ve kültürel temsil kuramları ışığında kapsamlı biçimde incelenip değerlendirilmektedir.
Bu çalışma, ekranlarda sıkça karşılaşılan klişelerin ardındaki ideolojik yapıları görünür kılarken görsel medyanın toplumsal algıları üzerindeki etkisini de gözler önüne sermektedir.
Bir sahne, bir karakter veya tek bir replik... Bazen yıllarca sürecek bir ön yargının başlangıcı olabilir.