Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hasaneyn_ Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitap Anadolu kapılarının Müslüman Türke açıldığı 1071 Malazgirt Zaferinden başlayarak, «Türkiye Tarihi»ne memleketin doğu ucundaki bir köşesinden terkibî bir bakışın temsilidir. 1967’de yazılan piyeste, Altun Halka’nın yedincisi Ebu’l Hasan Harkaanî’nin kabriyle şereflenmiş Kars şehri, zamanın bir sinema şeridi gibi üzerinde canlandığı bir tarih tablosudur.
Aksiyon bu ecnebi kelime hemen midenizi bulandırmasın diyor üstad.İslamda asıl hareketin daha doğrusu islamın aksiyon üzerine inşa edildiğinden bahsediyor üstad.Özlenilen neslin tanzimattan bu yana yok edilmeye çalışılan,madde planında kurtarıldıktan sonra ruh planında helak edilen gençliğin yerine aşk,vecd,islami aksiyon sahibi bir neslin gelmesinin yakın olduğunu dile getiriyor ve ümidini kaybetmeden,bıkmadan,sıkılmadan islam aksiyonunu kaybetmeden çalışılması gerektiğini söylüyor üstad.Muhakkak ama muhakkak okunması gereken bir hazine.
Ata her binişimde büyüdüm her inişimde küçüldüm diyen Necip Fazıl, tutku ile sevdiği bu hayvanın çağlar boyunca süregelen hikayesini anlatıyor.
"AVAM BARBARDIR VE BARBARLIĞINI HER FIRSATTA GÖSTERİR. AVAM HÜRRİYETİ ELE ALIR ALMAZ ONU, BARBARLIĞIN SON KERTESİ OLAN ANARŞİYE ÇEVİRMEKTE GECİKMEZ."
Özellikle bu söz ne kadar isabetli ve hikmetli bir söz...Evet irade,idare ve hürriyet gibi müesseseler ne kadar avamın selahiyetinde olursa o kadar minvalinden sapmış olur.Avamın "irade"sinin tekamülü ve idare üzerindeki imtiyazi yalnızca kendi içinde mahfuzladığı ve öz nefsinden ve kendi sığ telakkisinden münezzeh olan ruhi cihazlarını devlet mümessilleri ve hükümleri üzerinde görmek istemesinden ibarettir ve bu istekte de sonsuz bir bakiyeye sahiptir.Yani "ben idaremden hakkı istiyorum" deme selahiyetine malik olmasına mukabil "hak budur,ve benim istediğimdir" deme imtiyazına sahip değildir.Elverir ki her çağrılan koyna giren arsız demokrasyanın yerine avamın kendi nefsinin kirinden münezzeh tertemiz ruhi cihazlarını olduğu gibi üzerine alabilen ve tekrar idare aynasıyla aldığı gibi avama tecelli ettirebilen "üstün fikirliler aristokrasyası"nın hüküm sürdüğü bir iklim olsun.
Bu nadide eseri okuyunca ilkokul sıralarından itibaren bize öğretilenlerin içi boş şeylerden öteye varamadığına şahit oldum, genç nesillerin kendi benlik ve değerlerine düşmanca yetiştirildiğini, o güzel insanların nasıl hain gösterildiği ve (herkesin bildiği gibi) ilerlemek ve batılılaşmak yolunda neye ve kimlere düşman gözüyle bakıldığını çok daha iyi anladım...''Halka değil, Hakka inanan; meclisinin duvarında 'Hakimiyet Hakkındır' düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik... '' diyorum ÜSTAD gibi.....