Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Ayşe Karahan Tarafından Yapılan Yorumlar

19.07.2011

Bir suçlunun zeka düzeyini, kavrama yeteneğini ve kendisini suçu işlemeye iten nedenleri gözden geçirirsek, suçlarına genellikle hem iyi düşünülüp planlanmış, hemde kahramanlık taşan eylemler gibi baktıklarını saptarız. Suçlu, ilgili eylemlerin kendisine belli ölçüde bir üstünlük sağladığı kanısındadır. Yani polisten daha açıkgözlü sayar kendisini. Dolayısıyla kendi gözünde bir kahramandır, eylemlerini kahramanlıkla hiçbir alakasının bulunmadığının, yiğitliğin çok, hem de pek çok uzağında bir nitelik taşıdığının ayrımına varamaz.

Toplumsallık duygusundan yoksunluğu, dolayısı ile eylemlerini yaşamın olumsuz tarafına doğru yönelmesi bir cesaret eksikliğinden, bir korkaklıktan kaynaklanır ki, kendisi bunun bilincinde değildir kuşkusuz. Doğrusu suçu önlemenin en iyi yolu, suçun bir korkaklık belirtisi olup, bundan öteye bir şey sayılmayacağına herkesi inandırmaktır. Cezaları ağırlaştırmak, hiç de suçluların gözlerini yıldırıp, suçtan uzak tutmaz kendilerini, tersine bir kahraman sayılacakları yolunda içlerinde yaşayan inancı güçlendirir. Suça yönelik kişilerin egosentrik ( ben merkezli ) bir dünyada yaşadığı unutulmamalıdır.
13.07.2011

bence herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap. beslenmeye ağırlık verilmiş ama yine de yararlı bir kitap olduğunu düşünüyorum..
12.07.2011

Leibniz, 17. yüzyıl filozoflarının çoğu gibi, felsefesinde Descartes’in töz kavramından hareket eder. Leibniz’e göre dünyanın, varlıkların temelinde monadlar vardır. Monadlar kendi kendilerine hareket edebilen, algılayabilen temel varlıklardır. Yalnız monadların özü kuvvet olduğu için, ne bir şekli ne hacmi ne de parçaları vardır. Monadları özü edim olan ruhsal noktalar gibi düşünmek gerekir. bundan dolayı monadlar, kendi kendilerine harekete geçerler. Onları, Demokritos’un, maddecilerin atomlarından ayıran husus, maddesel olmamaları, kendi kendine hareket edebilmeleridir. Monadların her birinin edimi, geçmişin sonucu geleceğin belirleyicisidir.

Leibniz’e göre monadlar önceden belirlenmiş bir düzen içinde bulunurlar. Buna önceden düzen kuramı denir. Leibniz düşünce sistemine göre düşünce ilkeleri, genel fikirler, insan zihninde bir istihdat olarak bulunur ve tecrübeyle gelişir. Leibniz ‘Theodizee’ adındaki eserinde, içinde yaşadığımız dünyanın, dünyaların en düzenlisi, en mükemmeli olduğunu söylemiştir. Leibniz’in bu görüşü Voltaire’in Candide adındaki uzun hikayesinde gülünç hale getirilmek istenmiştir.
12.07.2011

Sahip olduğumuz sürece hayatın en büyük üç saadetini, yani sağlık, gençlik ve özgürlüğü fark etmeyiz, ne zaman ki kaybederiz ancak o zaman ayırdına varırırz onların, çünkü onlar da bir şeyin bizatihi varlığı değil yokluğu halidir.

Zevkler ve hazlar artıkça bunlara karşı duyarlılığımız azalır; alıştığımız şeyleri artık bir zevk olarak hissetmeyiz. Fakat acıya duyarlılığımız tam da bu şekilde artar; çünkü alıştığımız şeyin kesilmesini acı biçimde hissederiz.

Biz kendimizde insanlığın bütün kusurlarını ve zaaflarını taşıyoruz ve bundan ötürü eğer şimdi kızıp öfkeleniyorsak bunun tek sebebi bu belirli anda bunların bizde görülmemesidir. Dolayısıyla şimdi onlar su yüzünde değildir, içimizde derinlerde uyuklamaktadırlar, ama ilk fırsatta başlarını kaldırıp kendilerini göstereceklerdir, nasıl ki biz şimdi onları başkalarında görüyorsak…
12.07.2011

Ruhlarımız için en lüzumlu, en kıymetli olan şeyleri birbirimizde bulduktan sonra diğer teferruatı görmemezlikten gelmek, daha doğrusu büyük bir hakikat için küçük hakikatleri feda etmek, daha insanca ve daha insaflı olmaz mıydı?