Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Zahide Akkuş Tarafından Yapılan Yorumlar
Malma İstasyonu, parçalanmış bir aileyi; annesiz büyüyen bir çocuğu; sevgisiz yetişmiş bir kızı ve o kızın, eşine de kızına da veremediği sevgiyi anlatıyor. Geçmişinden kopamayan yılların, bugüne nasıl sızdığını hissettiriyor.
Yaşanan her şeyin geçmişte bir sebebi var mıdır? İnsan çocuklarına yalnızca maddi miraslar mı bırakır, yoksa sevgisizlik de nesilden nesile aktarılır mı?
İstasyonda birleşen ve ayrılan hayatlar, anılar… Üç farklı zaman, üç ayrı kadın…
Cümleler son derece içten. Yazar, bir çocuğun masum kalbini de bir kadının geçmişine tutunup kalmış hâlini de öyle güzel yakalayıp yansıtmış ki anlatımına hayran kalmamak mümkün değil.
Bazen Bahar, kadın kalbinden süzülen duyguların ve kadın gözünden aktarılan olayların yer aldığı on öyküden oluşan bir kitap. Bu kadın bazen bir çocuk, bazen bir sevgili; kimi zaman bir eş, bir kardeş, bir evlat ya da bir arkadaş olarak çıkar karşımıza. Olaylar içten ve samimi cümlelerle anlatılır. Bu kadınları gerçekten anlayabilmek için dikkatli ve yoğun bir okuma gerekir. Cümleler karmaşık değildir; ancak derin, içli ve duyguya yaslanır. Bu nedenle okurdan, duygulara ve izlenimlere önem veren bir yaklaşım bekler. Eğer sizin için de duygular ve iç dünyaya dair izlenimler önemliyse, bu kitap tam size göre.
Orta Anadolu’da kitap sevgisiyle yaşayan Mustafa Güzelgöz’ün, köyündeki ve çevre köylerdeki insanların okuması, aydınlanması, bilgi ve görgülerini artırması için verdiği büyük mücadele bu kitapta son derece etkileyici bir dille anlatılıyor. Kütüphane kurma ve geliştirme çabaları, insanları okumaya teşvik etmesi ve Türkiye’de bir ilk olan gezici kütüphane uygulamasını başlatma süreci; onun azmini, heyecanını ve sarsılmaz kararlılığını gözler önüne seriyor.
Öğretmenlere mutlaka okunması tavsiye edilen Beyaz Zambaklar Ülkesi’nden bile daha etkileyici bulduğum bu kitabın, neden hak ettiği kadar tanınmadığının cevabını satır aralarında ve özellikle kitabın son bölümlerinde öğreniyorsunuz.
Keyifle okunan, aydınlanma üzerine düşündüren ve ilham veren bir kitap.
Çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe uzanan bu zorlu süreçte çocuğumuza nasıl yol gösterebileceğimizi; onun beyninde, bedeninde ve kalbinde neler olup bittiğini anlamamızı sağlayan bu kitap, ergenlik döneminde kırıp dökmeden, bağları germeden nasıl rehberlik edebileceğimizi açık ve sade bir dille anlatıyor.
10–25 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlere ve bu yaş grubuna eğitim veren öğretmenlere ısrarla tavsiye ediyorum. Örnek hikâyeler, karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm yolları ile doğru ve yanlışların somut biçimde ele alındığı bu kitap, sıkıştığınız anlarda içinizi döküp akıl aldığınız bir dost gibi yolunuza ışık tutuyor.
“Elimizde en azından anne babamızın ölümünü yalnızca bir kez yaşadığımıza dair tesellimiz kalıyor.”
Bahçıvan ve Ölüm, yazarın kanserden kaybettiği bahçıvan babası için kaleme aldığı bir yas kitabı olmanın çok ötesinde. Bu kitapta yalnızca bir babanın ölümü değil; bütün ölümler, bütün ayrılıklar ve bütün hayatlar için hüzünlü ama son derece içten bir bakış var. İnsanın içine işleyen cümlelerle ölüme ve yaşama dair sarsıcı farkındalıklar yaşatıyor. Bu kadar yasın, bu kadar acının böylesine akıcı ve sahici bir dille anlatılabilmesi kitabı neredeyse nefessiz okutuyor. İki akşamda biten ama etkisi çok daha uzun sürecek bir kitap.