Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Zahide Akkuş Tarafından Yapılan Yorumlar
Hiçbir şeyi önemsemeyen; güneşin parlaklığından ve yakıcı sıcağından tanık olduğu iyi-kötü tüm olaylardan daha fazla etkilenen Meursault’nun öyküsünü okurken, onun her şeye karşı kayıtsızlığı, her şeye yabancı oluşu şaşırtıcı, hatta zaman zaman sinir bozucu bir hâl alıyor. Bu “hiçbir şeyin anlamı olmadığı” düşüncesinin Albert Camus’nun saçma (absürd) felsefesine dayandığını öğrenmek, hem kitabın hem de karakterin anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Ancak her şeyin anlamsız olduğu fikri bana oldukça sıkıcı geldi; siz de kitabı okuyarak bu felsefeye dair kendi değerlendirmenizi yapabilirsiniz.
Kısa bir kitap, karakterin umursamazlığı dışında akıcı ilerleyen bir kitap.
Melisa Kesmez 'in okuduğum ikinci kitabı. Duyguların farkındalığı, benzetimi, anlatımı ne kadar duru ne kadar derin, hem sıradan hem olağanüstü. Hepimizin aşina olduğu duygular öyle güzel anlatılmış ki duygular bir şekil almış. Uzun betimlemeler yok, nokta atışı ifadeler var. Ömrünü hep bulunduğu yere alışmak ve oraya uyum sağlamak ile geçirmiş bir orta yaş kadını, en acı günlerinin ardından tekrar çiçekleniyor, hayata tutunuyor ama ne tutunma...
Bir solukta okunacak küllerinden doğma öyküsü...
Keyifli okumalar.
Amerikalı bir Yahudi olan yazar, Avrupa'ya gitmek isterken bir hahamın yanına gönderilir ve orada yedi yıl boyunca Filistinli insanların acılarına, dramlarına, İsrail'in zulmüne şahit olur.
Şahit olduklarını, matematik ve fizik dahisi olan Ahmet Hamid'in hayatını anlattığı bu romanda anlatıyor. Her türlü müsamahadan, fırsattan uzak; zorluklarla mücadele eden insanların hayata tutunuşu, kimilerinin kendini kurtarışı, kimilerinin kurtaramayıp şehit olmayı seçişi çok güzel anlatılmış. Yalnızca bir dram kitabı olmanın dışında, bir çocuğun yükselişi, düşman ırklardan insanların dostluğu, kültürel değişimler de güzel bir dille anlatılmış.
Akıcı bir dil, sürükleyici bir anlatım. Kesinlikle okumalısınız.
Malma İstasyonu, parçalanmış bir aileyi; annesiz büyüyen bir çocuğu; sevgisiz yetişmiş bir kızı ve o kızın, eşine de kızına da veremediği sevgiyi anlatıyor. Geçmişinden kopamayan yılların, bugüne nasıl sızdığını hissettiriyor.
Yaşanan her şeyin geçmişte bir sebebi var mıdır? İnsan çocuklarına yalnızca maddi miraslar mı bırakır, yoksa sevgisizlik de nesilden nesile aktarılır mı?
İstasyonda birleşen ve ayrılan hayatlar, anılar… Üç farklı zaman, üç ayrı kadın…
Cümleler son derece içten. Yazar, bir çocuğun masum kalbini de bir kadının geçmişine tutunup kalmış hâlini de öyle güzel yakalayıp yansıtmış ki anlatımına hayran kalmamak mümkün değil.
Bazen Bahar, kadın kalbinden süzülen duyguların ve kadın gözünden aktarılan olayların yer aldığı on öyküden oluşan bir kitap. Bu kadın bazen bir çocuk, bazen bir sevgili; kimi zaman bir eş, bir kardeş, bir evlat ya da bir arkadaş olarak çıkar karşımıza. Olaylar içten ve samimi cümlelerle anlatılır. Bu kadınları gerçekten anlayabilmek için dikkatli ve yoğun bir okuma gerekir. Cümleler karmaşık değildir; ancak derin, içli ve duyguya yaslanır. Bu nedenle okurdan, duygulara ve izlenimlere önem veren bir yaklaşım bekler. Eğer sizin için de duygular ve iç dünyaya dair izlenimler önemliyse, bu kitap tam size göre.