Toplam yorum: 3.284.997
Bu ayki yorum: 6.503
E-Dergi
Ayla YİĞİTOĞLU Tarafından Yapılan Yorumlar
Heyecanı ve gerilimi yüksek, elinizden bırakmadan okuyacağınız bir kitap arıyorsanız tamda bu kitap size hitap edecektir.İki bölümden oluşan kitabın ikinci kısmı daha hareketli ve birinci bölümde gerçekleşen olayların sebebi belli oluyor ,taşlar yerine oturuyor.İkinci kısmı bitirdiğimde gece dört olmuştu.Uykusuz kaldığıma değdi.
Bir günde bitirilebilecek kısa ama etkileyici bir kitap.1910 yılında yazılmış olan Kızıl Veba , 1912 yılında İngiltere'de London Magazine'de yayımlanmış.1915 yılında da Macmillan Yayınevi tarafından kitap olarak basılmış.
Kitapta ,2013 yılında başlayan Kızıl Veba salgınını anlatıyor.Profesör James Howard Smith 60 yıl sonra torunlarına yaşadıklarını anlatıyor.Milyonda bir kişide bulunan bağışıklık Granserde de ( Profesör) vardır ve o hastalığa yakalanmaz.İnsanlar marketleri yağmalar, birbirini öldürür.Zengin ile yoksul arasında fark kalmaz.Dünyanın en zengin on kişisinden birinin karısı köle durumuna gelir.Zengin birinin şoförü söz sahibi olur.Artık herkes eşittir. Daha neler ,neler hepsi kitapta...
Roman; Fransa'da 2009 yılında 8 yaşında trajik bir şekilde hayatını kaybeden Marina Sabatier'in ölümünden esinlenerek kaleme alınmıştır. Romanda ismi geçen kızın adı Diana dır.Diana doğumdan sonra başlarda annesi tarafından kabul görülmeyerek, bir ay kadar anneannesi tarafından büyütülmüştür.Gözlemlemeler anneanne, teyze, öğretmen,müdüre ,ağabey,sosyal hizmetler memuru,jandarma gibi tanıkların ağzından anlatılmaktadır.
Diana 'nın yaşıtlarına göre gelişmemiş olması ve sürekli okula yara bere içinde gelmesi, öğretmeninin dikkatini çeker.Diana ile konuşan öğretmeni her seferinde "ben sakarım düştüm,çarptım" gibi cevaplar alır.Aile ile konuştuğunda Diana ile aynı tutarlı cevaplar alır.Aile fazla sıkıştığı durumlarda sürekli adres değişikliğine gider.Somut deliller olmadığından herseferinde aile kendini aklar.Son sayfalarına kadar içimde Diana'nın kurtulacağına Sosyal Hizmetler tarafından koruma altına alınacağina dair ümit vardı.
Bazı polisiye romanlarda katili tahmin edebilsemde , okurken birçok kişiden şüphe duydum ve sonu tahminimin dışında çıktı.
Ünlü ressam Alicia Berenson, tanınmış bir moda fotoğrafçısı olan kocası Gabriel'e çok aşıktır ve onun mutluluğunu kendi mutluluğundan ön planda tutmaktadır. Bir gün Gabriel polis tarafından ölmüş halde sandalyeye bağlı ve eşi başında elinde tüfekle bulunur. Kocasını öldürmekle suçlanan Alicia, yapılan sorgularda sessiz kalır. Mahkemece akıl sağlığının yerinde olmadığına kanaat getirilince, kapatılması düşünülen The Grove kliniğine yatırılır. Theo Faber ise psikoterapisttir.Theo, senelerdir konuşmamış kadını konuşturacağına, onu iyileştireceğine, gerçeklerle yüzleştireceğine emindir.İşini bırakıp bu kliniğe iş başvurusunda bulunur.
Alicia eşini öldürdü mü, öldürdüyse neden öldürdü,klinik kuralarını zaman zaman çiğneyen psikoterapist konuşturabilecek mi? Bu soruların cevabı,psikolojik tahliller ve daha fazlası kitapta.
2019 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'nı da alan "Nohut Oda" 5 hikayeden oluşuyor.Hikayelerin hepsi birbirinden güzel olmakla beraber en çok "Kardeşim Handan" ve " Annemin Çadırı "nı beğendim.
Kitap "Kendini bildi bileli kabuğunu arayanlara." diyerek başlıyor. Yazarın ne demek istediğini okudukça anlıyorsunuz.
Genel hatlarıyla insan ilişkileri,aile bağları gibi konulara yer verilmiş .Yazarın dilini ve betimleme tarzını beğendim. Öykü severler için okunabilir bir kitap tavsiye ederim.