Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Ayla YİĞİTOĞLU Tarafından Yapılan Yorumlar
Dışarıdan bakıldığında birbirine sımsıkı bağlarla bağlı(!) bir ailenin, her hafta cuma günleri aile yemeğinde toplanan yaşlı bir baba, bunu görev olarak gören üç oğlu ve eşlerinin hikayesini okuyoruz. Gerçeklerin er yada geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır.Sayfalar ilerledikçe sırları iplik yumağı gibi çözülüyor.Kitapta dokuz karakter var.Her bir karakterin iç sesini,yaşadıklarını, söyleyemediklerini okuyoruz.Olayları her bir karakterin ağzından duymak, onların bakış açısıyla görmek,yeri geliyor karaktere duyulan kızgınlığı hafifletiyor
Sırlar çözüldükçe yazar;aynı çatı altında yaşamanın karı koca olmaya yetip yetmediğini , ailelerin çocuklarının adına verdikleri kararların hayatlarını nasıl etkilediğini,sevgisiz ortamda büyüyen çocuğun kendi çocuklarına da sevgi veremediğini,yıllar geçsede kalplerdeki yangının külünün yeniden yandığını akıcı bir dille anlatmış.
Doğuştan beyin felçli olan kitabın yazarı, Christy Brown'un kendi hayat hikayesini anlattığı otobiyografik bir eser. Birçok ülkede “En Çok Satanlar” listelerini alt üst eden eser, aynı zamanda filmiyle de güçlü bir etki yaratarak 1989 yılında beyaz perdeye aktarılan filmin birçok dalda Oscar adaylığı bulunuyor.
Doktorların zihinsel engelli dediği yazar okurlarına; annesinin ilgi ve çabasıyla zamanla nasıl ,okuma yazmayı, konuşmayı hatta ayak parmaklarıyla resim yapmayı öğrendiğini anlatıyor. 1954 yılında sol ayağı ile yazmış olduğu bu eseri, hayata farklı bakış açıları ile bakmamızı sağlıyor.
Hepimizin engelli adayı olduğu bu dünyada; azmi, umudu, hayata tutunuşu anlatan motive edici güzel bir eser.
Her gününün birbirinin tekrarı olduğunu düşünen,abisini kaybetmiş,otuz yaşında mutsuz bir adamın tek bir isteği vardır: Ölen abisiyle yıllar önce geldiği vadide bulunan dağın zirvesine ulaşmak.
Hayatında ilk kez kendine ait bir şey başarma düşüncesiyle, cesaretini toplayıp, kimsenin canlı dönemediği Nordgrat’a tırmanmaya karar verir.Bu yolculuk o zamana kadar başkalarının düşüncelerine göre hareket eden adam için ;varoluşunun sınırlarını zorladığı, geçmişini sorguladığı ,içsel yolculuk bir kendini arayış hikayesine dönüşüyor.Dağ aslında bir metafordur Her sayfası altı çizilesi cümlelerle dolu.Kısa ama etkileyici bir eser.
Bu eserde ailesi tarafından sevgi ve şefkat görmeyen ,hayatta tanıştığı insanlardan sadece sevgi bekleyen,ancak buna rağmen sürekli istismara uğrayan ,okuması için amcasının yanına gönderilen,hatta amcası tarafından da istismara uğrayan ,kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapılan bir aile ortamında büyüyen Firdevs'in hayat hikayesini okuyoruz.
Yazarın psikiyatrist olması ve gerçek hayat hikayesinden alınmış olması kitabı daha etkili kılıyor.
Ailesinin tüm servetini kumarda kaybeden Fugui'nin sonrasında ailesi ile hayata tutunuşunu anlatan dram dolu bir eser.Bir insanın yaptığı yalnışların ve tercihlerinin kendisine ve çevresindekilere etkisini gösteren acıklı bir eser.
Yazıldığı dönem ülkesinde yasaklanmış.Yasaklanmasına rağmen birçok ülkede çok satan kitaplar listesine giren eser, doksanlı yılların en etkileyici romanlarından biri olarak seçilmiş.Gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.