Toplam yorum: 3.284.606
Bu ayki yorum: 6.112
E-Dergi
Iskender Karakaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Nuh Gönültaşın bu kitabını okurken, çok ilginç bir şeyin farkına vardım. Dünyanın en demokratik ülkesi olarak gözüken ve diğer ülkeler demokrasi getirmekı için işgale bile girişebilen ABD, üstlendiği bu demokrasi misyonlerliğinin görünmeyen tarafında, çok önemli gerçekler yatıyor maalesef. evangelist grupların, israil ile olan diyalogları ve kurulan güçlü iş birlikleri sanki bize bir mihveri andırıyor. Nazilerin 1939-1945 arasında kendilerine yaptığı vahşetin neredeyse 10 mislini filistinlilere yapan İsrailin, Hristiyan-Siyonist gruplar ile ilişki çok net bir biçimde incelenmiş bu kitapta. kitap salt bir siyaset yada komplo teorisi üretmekten ziyade gerçek, somut veriler ile bize bunu ispatlıyor. Evangelismin ne olduğunu anlamak istiyorsanız bu kitabı okumalısınız. 300 milyonluk bir milletin neredeyse 80 milyonunu oluşturan bu mezhep maalesef sahip olduğu ilkel ve prematüre değerler ile sahip olduğu post-modern güçleri bir araya getirince bize sadece korku senaryolarını beklemek kalıyor. Gerçektende ABD'nin siyasi çıkarlarının, İsrailin Dini çıkarları ile örtüşmesi muhteşem bir olay. İsrailden çok israilli olan bu evangelistler "İsrailin ne dediği bizi ilgilendirmez, Tanrı o toprakları İsrailoğullarına verdi" gibi bir jargonla israil istemese bile o toprakları israillilere zorla verecekler. bundaki amacın İsrailin kıyametin kopması ve bu evangelistlerin cennete gitmesi ve armageddondanki büyük savaşı(israilliler ile diğerleri arasında) göğe yükselip izleyecekler gibi saçma sapan bi o kadarda kurgusal hatta korku ve endişe verici bu düşünceler şu anda abd de yönetimin erkini elinde bulunduranların çok güçlü şekilde savunduğu düşünceler. gerçektende düşündürüc ve kaygı verici şeyler anlatılmış. hadi canım ordan diyemiyorsunuz çünkü abd de bu konuda basılan kitapları verior yazar ek'te sayıları milyonları bulan kitaplar, evangelist görüşlü, ve son bir şey daha bu mezhep her pazar kiliselerde bir araya gelip "kıyametin kopması için dua" edior. Neo Cons ve bush'un dahil olduğu bir çok elitde pazar günleri gelmek mecburiyetinde bu ayinlere, gelemezse özür mektubu yolluyor.(geçen aylarda bushun kiliseye gönderdiği özür mektubu, maalesef bizim basında sadece magazinsel bir bakış açısı ve sığ dincilik ile incelendi)
2. Dünya Savaşına ilk ilgi duyduğum 1998 yılından beri bu konu hakkında araştırma yapıorum. Çok fazla kitap, makale, web sitesi vs araştırdım. William L. Shirer bulduklarım içinde kullandığı jargon ilede doğru biçimde yansır biçimde "Nazi İmparatorluğu" deyimini gerçekten haklı çıkarıyor. Dönemin ayrıntıları merak edenler Shirer'ı mutlaka okumalılar. Washingtonda bir radyonun Berlin temsilcisi iken Hitlerin Pearl Harbor baskınında sonra ABD'ye savaş ilan etmesi savaşın sonuna kadar Almanyada kalan Shirer olayları genelde birinci ağızdan anlatıyor. Olayların gerçekçiliği kitapta verilen diyaloglar o kadar aydınlatıcı referans olarak gösterilen kitaplarda bile klasik tarih anlatımının önüne geçior.
ABD yazar kitlesi tarafından çok ayrıntıya indiği gerekçesi ile eleştirilen Shirer belkide bu sayede dünyada çok büyün ün yaptı ve yapıtı 1960'larda best seller oldu. Kitapta aslında bir çok konuya dikkat çekilmiş ama batı tarzı klasik romanların etkisinde kalarak ve ön sözde Rasih Gürhanın dediği gibi"Bu bir hikaye kitabı değil yaşanmış olayları anlatan ibret verici bir öyküdür" lafından hareketle tarihsel bir roman olarak hazırlanmış.
sürükleyecilik ve akıcılık o kadar fazlaki bazen insan ister istemez kendi 3.Reich'ta yada Reichs'ta hissediyor. Hitlerin verdiği emirlere şahit oluyor ve etrafındaki basiretsizlerin ve ona teslim olan Askerlerin acınacak halini sizde yaşıyorsunuz.
bir Avusturyalı çavuşun 6 yıl 1 gün süren bir savaşta 12 yıl 4 ay 7 gün iktidarını merak edip okumak isteyenler ve 2. Dünya Savaşına yeni başlayanlar mutlaka okumalı, yalnız önerim ayrıntılara takılmadan önce kırılma noktalarının kavranması yok ortaya çıkan mistizmde şahısların etkisinde kalarak konu bütünlüğü kaçabilir.
Herkese öneririm
Neo-Conservative deyimi ABD tarihinde özellikle son 15 yılda bayağı gündemde olan ve ABD siyasal politikasının direk içinde olan bir kavram ve topluluk. Baba Bush'un devrilmesinden sonra Demokrat Clinton ile 8 senelik ölüm uykusuna giren Cumhuriyetçi kesim 2000 yılı ve oğul Bush ile tekrar sahneye çıktı ve 11 Eylül, Afganistan ve Irak olaylarının olduğunu gördük. bu kitap gerçekten de bir çok konuya ışık tutuyor. ABd tarihi ve soğuk savaş sürecinin anlatıldığı kitapta son 15 yıllık ABD tarihinin fotoğrafı iyi çekilmiş. aslında evanjelizm ile de bağlantılandırılsa idi ortaya çok nefis bir eser çıkardı ama sanırım dinsel ögelerden ziyade siyasal içerik temel alınmış. ABD'nin şimdiki iktidarının iç yapısını anlamak isteyenlerşn bence okuması gereken bir eser herkese öneririm
devlet tartışmaları geçmişten günümüze eflatun ile başlayan ve hala süren bir olgu. devlet aygıtının dönemsel süreçlilik içinde aldığı şekil ise çok farklı olabilmekte. bu kitapta 20. yüzyıl devletinin iki şekli kapitalist ve sosyalist devlet modellerinin bir mukayesi var bence 1970 li yıllarda CSE nin tüm dünyaya egemen olma çabası içine giren kapitalist sistemi eleştirmesi yorumlaması ve düşünsel ervrimle geleceğe yönelik diyalektiğe girmesi bana bu kitabı bayağı ilginç kıldı, öyleki bir tane daha alıp bir arkadaşıma armağan etmeyi düşünüyorum. herkese bu kitabı öneririm.
İlk çağlardan 1918'e adlı Oral Sanderin bu ilk kitabı anlatım tarzı ve olaylara nüfuz etmesi ile bayağı dikkat çeken bir yapıt. dalında pek fazla kitap bulamadığımız siyasi tarih konusu Oral Sanderin bu 2 ciltlik eserinin ilk cildi ile tarihsel olaylar dikkatli süzgeçten geçirilerek incelenmiş. konuların anlatımı insanı hiç sıkmayan ve klişileşmiş "tarih insanı sıkar" lafını çöpe atacak cinsten. bu eser siyasi tarihi dersi alan veya bu konuya ilgi duyanlar için okunması gereken bir eser.