Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
ESREF Tarafından Yapılan Yorumlar
Recep Şentürk’ün Yeni Din Sosyolojileri, dinin çağdaş toplumsal hayat içindeki çok sesli ve çok katmanlı konumunu yeniden düşünmeye davet eden bir çalışmadır. Geleneksel din sosyolojisi yaklaşımlarını eleştirel bir mercekle sorgularken, modern dünyanın dinle kurduğu ilişkileri yeni paradigmalarla tartışır. Metin, dinin yalnızca toplumsal bir olgu değil; kimlik, modernlik, küreselleşme ve bireysellik bağlamında da ele alınması gerektiğini vurgular. Kısa ve yoğun haldeki bu eser, din sosyolojisinde yeni arayışlara ilgi duyan okurlar için kışkırtıcı ve besleyici bir perspektif sunar.
Bu eser, gömülü teori yaklaşımını yalnızca bir araştırma tekniği olarak değil, nitel araştırmada anlamın nasıl inşa edildiğini gösteren bütüncül bir düşünme biçimi olarak ele alır. Ekşi ve Çelik, veriyle kuram arasındaki dinamik ilişkiyi açık ve sistematik bir dille ortaya koyarken, araştırmacının sahadaki konumunu ve yorumlayıcı rolünü de görünür kılar. Uygulama örnekleri ve kavramsal açıklamalarıyla kitap, özellikle nitel yöntemlerle çalışan lisansüstü araştırmacılar için güçlü, yol gösterici bir başvuru kaynağıdır.
Necdet Subaşı bu eserinde Aleviliğin modernleşme sürecini, kimliğin kamusal alanda görünür hâle gelişi ve “sır” etrafında örülen geleneksel yapının çözülmesi bağlamında ele alır. Sırrı faş eylemek metaforu, Alevi inanç ve pratiklerinin kapalı cemaat yapısından çıkarak modern söylemlerle yeniden tanımlanmasını çarpıcı biçimde ifade eder. Tarihsel, sosyolojik ve kültürel boyutları iç içe geçiren kitap, Aleviliği donuk bir gelenek olarak değil, değişen toplumsal koşullar içinde yeniden kurulan dinamik bir yapı olarak okumaya imkân sunar. Türkiye’de din, kimlik ve modernleşme tartışmalarına önemli bir katkı niteliğindedir.
Kenneth Allan, bu çalışmasında çağdaş sosyolojik teorileri yalnızca kavramsal çerçeveler olarak değil, toplumsal dünyayı anlamlandırma biçimleri olarak ele alır. Yapısalcılıktan etkileşimciliğe, eleştirel teoriden postmodern yaklaşımlara uzanan geniş bir yelpazede, teorilerin gündelik hayatla ve toplumsal deneyimlerle bağını görünür kılar. Açık, karşılaştırmalı ve didaktik diliyle kitap, özellikle lisans ve lisansüstü öğrencileri için güçlü bir başvuru kaynağı olmanın yanı sıra, sosyolojik düşünmenin imkânlarını sistematik biçimde kavramak isteyen okurlar için de yol gösterici niteliktedir.
Necdet Subaşı, bu eserinde gündelik hayatın çoğu zaman fark edilmeyen anlam örüntülerini etnometodolojik bir duyarlılıkla görünür kılar. “Derdimiz hayat” ifadesi, kitabın temel meselesini özetler: sıradan olanın içindeki derinliği, konuşmaların, sessizliklerin ve pratiklerin ardındaki toplumsal aklı yakalamak. Subaşı’nın fragmanlar hâlinde ilerleyen dili, okuyucuyu teorik yükten çok düşünsel bir farkındalığa davet eder. Kitap, sosyolojiye ilgi duyanlar kadar hayatın gündelik akışı üzerine yeniden düşünmek isteyen okurlar için de ufuk açıcı, sakin ama derinlikli bir okuma sunar.