Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ESREF Tarafından Yapılan Yorumlar
Gülün Adı adlı bu dev romanıyla bir anda dünyanın dört bir yanında ünlenen İtalyan yazarı Umberto Eco, aslında çok yönlü bir bilimadamı. İtalya'da, Bologna Üniversitesinde öğretim üyesi, semiolog, tarihçi, filozof, estetikçi, ortaçağ uzmanı ve James Joyce üzerine derin araştırmalar yapmış biri. Umberto Eco'nun bu ilk romanı, 1980'de İtalya'da ilk yayımlanışından bu yana sayısız basım yaptı ve dünyanın pek çok diline çevrildi. Dünyada olağanüstü bir ilgi uyandıran bu romanın yankıları hâlâ sürüyor. Filmi de dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bu romanın başarısında, kuşkusuz, yazarın ortaçağ konusunda derin ve dolaysız bilgisinin büyük payı var. Tam anlamıyla ve her bakımdan ortaçağ dünyasını yansıtmakla birlikte Gülün Adı kesinlikle çağdaş bir roman; çağdaş romana
Günümüzün en sevilen çocuk ve gençlik kitapları yazarlarından Christine Nöstlinger, genişledikçe bireyleri birbirinden uzaklaşan modern ailede çocukların sorunlarını irdelerken, ergenin dünyasına duyarlıkla yaklaşıyor. Kendi çocuklarına bile hoşgörüyle davranmayı başaramayan baskıcı yetişkinleri, tipik Nöstlinger üslubuyla, ustaca bir mizahla eleştiriyor. Yazar, antiterbiyeci bakış açısının en iyi örneklerinden olan bu romanında, çocuğun yanında dururken, yetişkini de göz ardı etmiyor.
Artık iyice yaşlanan büyükbaba, kızının ailesiyle birlikte yeni evlerinde yaşamayı kabul edince, büyük küçük hepsi çok sevinir. Pek kolay biri olmayan İhtiyar John’un kendine özgü kişiliği ve alışkanlıkları gün geçtikçe ailenin yaşamını etkiler. Onun eve gelişiyle birlikte yorucu ama heyecanlı günler başlamıştır. Boya işinde usta olan İhtiyar John, renklendirdiği tişörtlerle kısa sürede kasabadaki gençleri fetheder. Günün birinde, âşık olduğunu açıklamasıysa, herkes için tam bir sürpriz olur...
Annesiyle Babası ayrılan kıymık, bir süreliğine anneannesinin yanına yerleşmek zorunda kalır. Hayal gücü çok geniş bir çocuk olduğundan, kendi dedektiflik ve keşif bürosunu kurar. Bir gün postacı bay güleryüz, kıymık’ın ölen dedesine, otuz yıl önce Paris’ten postalanmış bir mektup getirir. “Aaa! Krala Bak!” diye başlamaktadır mektup; bir masaldır bu, mis gibi de vanilya kokmaktadır. Göndereni belirsiz bu mektupların gizinin çözmeye kesin kararlı acar dedektif kıymık, kolları sıvar…
Teğmen Thomas Glahn'ın Notlarından" alt başlığını taşıyan Pan romanı hem güçlü bir aşk romanı, hem de zengin bir tabiat övgüsüdür. Hamsun sadece bu eseri yazsaydı yine büyük bir şair sayılırdı. Modern psikolojinin canlı bir anıtı sayılan bu eser, kelimeler arasında yaşattığı inceliklerle bir şaheser değeri taşır. Pan, Knut Hamsun’un Victoria-Pan-Rosa üçlemesinin ikinci kitabı. İnsan ve doğa ilişkisi üzerine yoğunlaşan Hamsun, yüzyıl başındaki insanın yalnızlaşmasını, toplumdan uzaklaşıp doğayla baş başa kalışıyla birlikte kendi doğası üzerine düşünmesini ve hızla yükselen kapitalist toplum dalgasının etkilerini ruhunda hissetmişçesine eleştirel bir tavırla sade ve doğal insana özlemini dile getirir. Kuzey Norveç ormanlarının, otlarının, sularının ortak çağıltısı içine, kuvvetli bir aşk