Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

sefasezer Tarafından Yapılan Yorumlar

16.03.2013

Cahil ve özenti bir genç kız olan neriman yaşadığı dönemin bir geçiş dönemi olması sebebiyle döneminin tutulduğu batı hayranlığından nasibini almış. Bilinçsiz bir yenilik anlayışının getirdiği çelişkiler bu genç kızı ruhi bunalımlara sokuyor. Vicdan azabıyla birlikte hatasını kabul eden nerimanın hikayesi mutlu sonla bitmekte. Bu kitabı okuyanlar gaza gelip peyami safanın dar tespitlerini günümüz için de geçerli olduğunu düşünebiliyor. Oysa günümüz dünya toplumları şu ana kadar benzeri görülmemiş bir dünyada hayatlarını belirlemekteler. küreselleşen dünyada kültür de küreselleşmekte. bu peyami safanın romanındaki örnekte olduğu gibi bilinçsiz bir şekilde gerçekleşmiyor yalnız. Bireyselliğin hakim olduğu dünyada yerel kültüre bağlılıkta diretmenin zorbalık oluduğunu düşünüyorum. Her kültür insanlığın kolektif bir biçimde yarattığı bir renktir. bunları güzel farklılıklar olarak kabul etmeli, kültürler arası üstünlük kıyaslaması yapmamalı. Siyahın beyazdan daha güzel olduğunu savunmak ne kadar saçma ise piyano ile udu karşılaştırmak da aynı derecede saçma.
16.03.2013

elinize aldığınızda bir gün içinde bitirebileceğiniz üslup olarak akıcı bir kitap. Peyami safa yaşadığı dönem hasebiyle kullandığı bazı kelimeler arapça ve farsça kökenli. fakat bu bir sorun teşkil etmiyor çünkü ötüken yayınlarından çıkan kitapta kitabın arkasına yaklaşık 250 kelimeden oluşan sözlük koyulmuş.
27.02.2013

tek solukta okuyabileceğiniz bir kitap. tasarlanmış bir oyunun içinde yalnızca bir kukla mıyız acaba sorusu uyanıyor zihnimizde. ebrehe karakteri amacına ulaşabilmek için türlü oyunlarla insanların kaderine yön verirken ölümünden hemen önce kendisinin de bir başka oyunun bir piyonu olduğunu öğreniyor. asıl oyun kurucu kim yada gerçek bir oyun kurucu var mı sorusu bir muamma olarak kalmaya devam ediyor. descartes a selam vermiş olması da güzeldi.
27.02.2013

çektiği açlığı okuyucuya hissetirmeyi rahatlıkla başarıyor. kitap boyunca romanın kahramanının niçin bunca acı ve sefalete rağmen hayatta kalmayı tercih etmesi, intihar etmeyi aklına getirmemesi dikkatimi çekti. ne kadar sefil bir hayat sürse de insan, yaşama arzusu bu koşullardan etkilenmiyor belki de sefilligin içinde bu arzu katlanarak artıyor. nedeni yaşama arzusunun ilkel bir güdü olması herhalde.
09.01.2013

bu yayınevinden çıkan kitabın bir özelliği var. önsözü orhan pamuk yazmış ve yeraltından notların farklı bir okumasını yapmış. dostoyevskinin asıl amacının, karanlık yeraltı adamının hayatını anlatmak değil de yeraltı adamını konuşturarak çağdaşları olan rus aydınlarına bir eleştiri getirmek olduğunu anlatıyor bu önsözde. dikkate değer bir yorum olsa da yeraltı adamının zihinde bıraktığı ilk izlenimi daha anlamlı buluyorum.