Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
deccal42 Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazar bu kitapta anlatımdaki ustalığını başarılı bir şekilde okuyucuya sunmuş...Bu kitap,hem bir roman,hem bir ders kitabı,hem de mizahi bir eser olarak açıklanabilir...İçerisinde her kadının her erkeğin kısacası nefes alan ve düşünen herkesin kendinden bir parça bulmakta zorlanmayacağı bir roman...Romanın baş karakteri Nermin,küçük karakter Tuğde ve beraber geçirilen bir altı gün insana neler öğretebilir,iç dünyanda ve bilinç altında küflenmeye yüz tutmuş hangi duygularını ön plana çıkarabilir,kısacası 6 yaşındaki bir çocuk insana neler öğretebilir,romanın özeti olarak açıklanabilir...Kitapta,toplumda yaşayan ve hepimizin aşinası olduğu birbirinden farklı kadın profilleri de yazarın usta anlatım tarzı ve üslubu ile mizahi bir şekilde ele alınmış ve zaman zaman da aşırıya kaçmadan telin edilmiş...Keşke bitmeseydi diyeceğiniz ve her sayfasında baş kahramanı siz olacağınız güzel bir serüvene yolculuk,inanın son durağa geldiğinizde içinizde bir kırıklık hissedecek ve bu kalın kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz...Kitap bitince de ağzınızda şekerleme tadı kalmış gibi görülmeye değer hoş bir tebessümünüz olacak...Hem eğlenmek,hem öğrenmek ve kendinizle yüzleşmek için okuyun derim...
Reel hayatın acı bir gerçeği...Yıllar,yüzyıllar hatta asırlar geçsede asla yeryüzünden silinmeyecek bir kavram:Ensest ilişki...Tırmalamaktan imtina ile kaçındığımız bir konu yazarın kaleminde tabu olmaktan çıkıyor...Konuşulmayanı anlatan,yazılmayanı gözler önüne seren daha da acısı bunu bizzat yaşayan bir yazarın hayat öyküsü,biyografik bir romanda denilebilir...Toplumuzda hatta dünyada yaygın olan bu tabınun kurbanları utançlarını kendi içlerinde yaşamayı yeğlerken yazarımız bunu milyonlara, akıcı bir anlatımla sunuyor,ibret ve örnek alınması gereken tarafları ile...Vakit kaybı olarak göremeyeceğiniz,her sayfasından ayrı bir ders alacağınız düşündürücü bir eser.Çocukluğu yağmalanan küçücük bir yüreğin nefes alma ve yaşama mücadelesi.Her bireyin okumasını ve kendisini sorgulamasını istediğim bir kitap,daha başka ne denebilir bu kitabı okumaya teşvik etmek için...
Cariyelikten hasekiliğe haremden saltanata giden tehlikeli yolda ayakları yere sağlam basan,yıllar içerisinde özünü kaybeden,hırs intikam ve ihtiras dolu bir yolda yalnızca zafer çizgisini kendisine amaç edinen bir kadının öyküsü aslında...Günümüze dahi uyarladığımız takdirde alınması gereken bir çok ders olduğunu görebiliyoruz...Tarihin tekerrürden ibaret olduğunun kanıtı gibi de düşünebiliriz...800 sayfalık kitapta sıkılmanızı gerektirecek hiçbir ayrıntı ya da süreç yok,hatta tarih hiç bu kadar akıcı ve anlaşılır anlatılmamıştı...Görüntüsü sizi korkutmasın,elinizden hiç düşmeyecek bir baş ucu kitabı olacak...Kitapseverlerin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser...Uzun yılları kapsayan zorlu bir süreç oldukça net ve anlaşılır bir çizgide okuyucuya aktarılmış,zaman zaman ayrıntılar acaba böyle mi şeklinde okuyucuyu düşünmeye sevk etse de alınmalı,okunmalı...Tarihin övgüye değer kadın figürünün yaşam öyküsü farklı bir perspektiften roman formatıyla okuyucunun karşısında...
Evet onlar dağın ardındakiler...Kim oldukları neye inandıkları amaçları,ideolojileri bilinmiyor,bilinmek istenmiyor.Türkiye'nin en önemli sorunlarından olan Kürt meselesine farklı bir açılım getiren,anlaşılmaktan ziyade insanı anlamaya teşvik eden,hoş bir kitap...Bu kitabı elinize aldığınız zaman,taraflılığınızı ve milliyetçi ruhunuzu bir kenara bırakıp tamamı ile objektif bir bakış açısı ile okursanız haznenize çok şey katacaksınız...Yazarın duygusal üslubu ve anlatımdaki ustalığı da kitabın başarısını katmerlemiş...Onlar dağın arka yüzü..74 milyonun sadece belli bir kesimi;literatürdeki adlarıyla azınlık...Ancak hepsinin ayrı bir yaşanmışlığı,hepsinin apayrı hayatları var...Kitabın arka yüzündeki son cümle aslında kitabın 256 sayfasını muntazam bir şekilde özetliyor,koskoca kitaptan geriye belleğinizde sadece bu cümle kalıyor; "Yaşananlar her ne idiyse bu geçen yıllar boyunca Kürt,Türk her kim incindiyse ancak birbirimizi anlamakla iyileştirebiliriz yaralarımızı..."
Tasavvuf dünyasının iki dev ismi Şems-i Tebrizi ile Mevlana arasındaki ilişki roman formatında okuyucuya sunuluyor...İki büyük mutassavufun muhabbetinin anlatıldığı klasik eserlerin aksine yazar tarihin unuttuğu bir bayan karakteri de ön plana çıkarıyor..Hakkında sınırlı sayıda eser bulunan Hz Mevlana'nın manevi kızı Kimya Hatun ile ilgili bir çok bilgiye ulaşabileceğiniz yormayan usandırmayan 304 sayfalık bir serüven..Yetişkinliğe yeni adım atmış bir genç kız,Hz Mevlana tarafından kendisine çizilen bir kader ve sonrası...Tarihini merak edenler ve kütüphane kurmak isteyenlerin kesinlikle en kısa sürede temin etmesi gereken bir biyografik roman..