Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sevgili gunluk Tarafından Yapılan Yorumlar
Cengiz Kahraman İstanbul’un sert geçen 1929 ve 1954 kışları hakkında toplanan binlerce bilgi, belge ve fotoğrafın bir özetini sunuyor. Kesinlikle öneririm.
Pierre de Gigord adını son yıllarda sık sık rastlar olduk. Sergi ve kitaplarda “koleksiyon sahibi” bilgisiyle çıkıyor karşımıza. Onun fotoğraf koleksiyonu kullanılarak Catherine Pinguet tarafından yazılan bu kitabın ( İstanbul Fotoğrafçılar, Sultanlar 1840-1900) kapak içinde Gigord’la ilgili şu kısa bilgi bulunmakta: “Doğu tutkunu bir gezgin olan Pierre de Gigord, İstanbul’u 1860’ların ortasında, Hindistan’a giderken keşfetmiş ve büyülenmiştir. O tarihten beri 1843-1924 yılları arasındaki döneme ait her türden fotoğrafı biriktirmektedir: Albümler, kağıda basılmış resimler, kartpostallar, resimli kitap ve dergiler… Pierre de Gigord eski Osmanlı başkentinin ve taşranın tarih, etnografi ve topografyasıyla ilgili değerli belgelerini tarihçilerle, restoratörlerle ve bu işin diğer tutkunlarıyla büyük bir istekle paylaşmaktadır.” Kesinlikle öneririm.
1911 yılında Yervant Odyan tarafından yazılmış 832 sayfalık polisiye roman. 3 hafiye öldürülür. Ancak öldürenler bulunamaz. Abdülhamid çareyi Sherlock Holmes'ü çağırmakta bulur.Kesinlikle okumanızı öneririm.
Alman kadın piyanist A.G. Rilke'nin (ki kendisi ünlü edebiyatçı Rainer Maria Rilke'nin kuzeni olurmuş) eşinin görevi nedeniyle geldiği İstanbul'da, Osmanlı saraylarındaki yaşamını kendi ağzından anlatıyor.Kesinlikle öneririm.
Maleviç, 1913 senesinde Süprematizmi yarattığında zaten Rusyada kabul görmüş bir ressamdı. Önceki başarılarının tümüne sırt çevirdi. Süprematizmi, resim sanatını tümüyle beyaz tuval üzerine siyah bir kareye sığdırdı. ''İçimde sadece geceyi hissettim ve işte o zaman Süprematizm adını verdiğim yeni sanatı tasarladım.'' Kesinlikle öneririm.