Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Özgür KÖKTÜRK Tarafından Yapılan Yorumlar

17.12.2004

Okumuş olmak için okuduğum kitaplardan birisi. Konu çok basit ama İnci ARAL cümleleri güzel kelimelerle ustalıkla süslemiş. Beğenerek okuduğumu söyleyemem. Kısacası pek bir şey vermedi bana.
17.12.2004

Psikanalizini kurucusu Sig(is)mund FREUD'un biyografisini en usta biyografi yazarlarından olan Stefan ZWEIG'den okumak istemez misiniz?Hitler tarafından kitapları toplatılıp yakılmış olan psikiyatri üstadının hayatı, görüşleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler içeren bir kitap.Meraklılarına tavsiye ederim.
17.12.2004

Filmini sakın kitaptan önce izlemeyin yoksa kitabı elinize bile almazsınız!!!Aslında konuyu güzel oturtmuş fakat eksik kalan bir şeyler var.Diğer arkadaşların belirttiği gibi inişli çıkışlı.Bazen su gibi akıp gidiyor bazen de önüne set çekilmişcesine tıkanıyor.Stephen KING'in en iyilerinden değil kuşkusuz.Ama okunabilir.Sonuçta Stephen imzası var.Filmini kesinlikle tavsiye etmem.
14.12.2004

Kitapta benim dikkatimi çeken nokta Bermuda şeytan üçgeninin bir benzerinin de asya açıklarında yer aldığının belirtilmiş olması. İlginç ve esrarengiz kaybolma olaylarına farklı açıklamalar getirilmeye çalışılmış. Bazıları mantıklı kabul edilse de her şekilde soru işaretleri net bir cevap bulamıyor. Yine de bilmediğimiz pek çok şeyi öğrenmek ve bildiklerimizi tekrar etmek açısından faydalı bir kitap.
09.12.2004

Aktif ateizm propagandasının saldırı tekniklerinden birisiyle daha karşı karşıyayız. Dikkatimi çekti, din ve dinsizlik üzerine yazılan yorumlara baktım. Dini kitaplar hakkında ateist okurlardan herhangi bir yoruma rastlayamadım. Dini ret bahanesiyle İslam'a ve Kur'an'a taarruz eden yazılar hakkında ise hem islamı benimseyen hem de benimsemeyen okur yorumları mevcut. Acaba dini reddedenler sadece inkar edip ferahlamak için görüşlerini kendince kuvvetlendirecek kitapları okuyup diğerlerinden kaçıyor veya yok mu sayıyorlar? Bu amiyane tabirle at gözlüğü takmak değil midir? Bir konuda insanın tam tekmil bilgisi olmadan kulaktan duyma söylemlerle herhangi bir inancı veya inançsızlığı karalamaya ne hakkı var ki? Sn. TEZER'in dile getirdiği gibi bu karalama da nedense hep İslamiyet eksenli oluyor. Kim nereden ve ne hakla buluyor bu yetkiyi kendinde? İlk emri OKU olan bir inancın mensupları olduğumuzu unutmayalım.
Dikkatimi çeken başka bir nokta da insanların fikirlerine körü körüne katılıyoruz. Yazar diye kendini tanıtanlar tamamen kendi fikirlerinden oluşan iyi ya da kötü bir kitap yazıyor, adını da Dinin bilimle çatışması, Din bu, mitolojilerde dinin kaynağı vs.vs.
koyuyor ve dinle kitapla alakasız konuları varmış gibi anlatıyor. Zavallı gençlik kaptırıyor kendini. Sonrası malum. Din afyondur, din akılla bağdaşmaz, din bilimle uyuşmaz falan filan martavalları. Dinin ne olduğunu biliyor muyuz? Üç kitabı da okuyun göreceksiniz. Elbette benzerlikler ve ayrılıklar bulacaksınız. İslamiyet zaten kitapları inkar etmiyor ki. Kur'an-ı Kerim'in tamamlayıcı olduğunu ve diğerlerinin hükmünün kalmadığını beyan ediyor. İnanıp inanmamak sana kalmış. Ama okumadığın, bilmediğin bir şeyi tereddütsüz reddetmek cahilliğin ve dar görüşlülüğün ta kendisidir. Sosyalizm adı altında bilip bilmeden inkar çığırtkanlığı yapmak hele günümüzde bilimden ve akılcı düşünüşten insanların ne kadar uzaklaş(tırıl)dığının göstergesi değil midir?