Toplam yorum: 3.284.845
Bu ayki yorum: 6.351

E-Dergi

Fatih Şahin Tarafından Yapılan Yorumlar

05.08.2025

" Bir çocuk büyürken birçok sistemin gelişmesi için uyarılması gerekir. Bu 'hassas dönem' kaçırılırsa bazi sistemler asla tam potansiyellerini ulaşamayabilir."

"Bebeklerin beslenmeye, su içmeye, kuru giysilere ve barınacak bir yere olduğu kadar sevgiye ve ilgiye de ihtiyaçları vardır..."

Hayatlarının en erken dönemlerinde tramvaya, strese ve her türlü istismara maruz kalan çocukların yaşadığı sorunlar ve tedavi için uygulanan tekniklerin ele alındığı müthiş doyurucu bir kitaptı. Tedavi yöntemleri anlatılırken NE OLSAYDI BUNLAR YAŞANMAZDI konusu bence çok önemliydi. Anne babanın olduğu kadar öğretmenlerin de bilinçli olmasının ve ayrıca erken teşhisin ne derece önemli olduğunun da altını çizmiş.

Yazar bu çocukların hikayelerini anlatırken satır aralarinda bütün bu travmaların yaşanmaması için ebeveynlere bir yol haritası çizmiş. Bence bu yol haritası çok kıymetli, her ebeveyn ve ebeveyn adayları mutlaka kendilerine rehber edinmeli ve bu kitabı kesinlikle okumalı...
10.07.2025

Yazarın okuduğum ilk kitabi idi ve gerçek anlamda çok beğendim. Olayların geçişlerinin bağlamdan kopmaması,karakter betimlemeleri,her bölümde merak derecesini üst seviyede tutmayı başarabilmesi takdire şayandı.

Kitabın sonuna gelene dek merkezde olacağını düşündüğüm her karakter bir sonraki bölümde beni hayal kırıklığına uğrattı.Arap İhsan'dan sonra Alibaz dediğim kahraman konusunda en son Bünyamin' de karar kılmıştım ama bambaşka biri çıktı.
Kubelik'in yaptığı bir sayfalık çeviri karalamasının Galata'dan İspanya'ya uzanan bir asırlık yolculuğunun İngiltere'ye kadar devam edip,bir yazara kadar gelmesi ve bu yazarla birlikte tekrar Galata'ya gelmesi ve karalamanin yapıldığı meyhanenin yerinde uzanan devasa binanın önünde kendisini koltuğunun altında bir kitapla bekleyen çekik gözlü uzun adamın sırrı neydi,o kitap neyin nesi idi ve nasıl bir sonuca ulaştılar sorusuna bir cevap bulamadım.Belki de benim kaçırdığım bir şeyler vardır.

Naçizane tavsiyem okunması yönünde olacak.
10.07.2025

Kimilerine göre her şeyin başlangıcı 1949'da Abd ile imzalanan Kültür Antlaşması. Bu andan itibaren ülkemizde her şey değişime uğramaya başlıyor. Sahneye çıkarılan piyonların ardında bir sürü psikolojisi ile nasıl değişime uğradığımızı başka bir açıdan ele almış yazar. Ve hatta 1997'de yazılan bir kitapta geçen bir cümle aslında günümüzdeki olayları net olarak açıklıyor;"Türkiye, Batılı modelde insan geliştirme tekniklerinin deneneceği bir canlı laboratuvar!" Bugün deneylerin başarılı olduğunu, bu laboratuvar deneylerinden kaçmayı başaranların haykırdıkları gerçeklere deli saçması damgası vurulmasından da anlayabiliriz.
"Ne çekişmek, ne didişmek, ne menfaat, ne hırs, ne makam, ne kâr, ne takdir, ne alkış, ne bölmek , ne kırmak...Hakkı haykırmak için yazdım."
Kitabın giriş cümlesi aslında kitabın özeti gibi.
Bizlere bir kahraman ya da kurtarıcı kisvesi ile sunulan insanların kendi çocuklarını sakındıkları sokaklara bizim çocuklarımızı nasıl gözlerini kırpmadan saldıklarını, anlatmış.
09.07.2025

Tüm yorumum sığmadığı için iki parça olarak onaya sunuyorum.

Kitabın sonunda beni derinden etkileyen bir babanın özlem, pişmanlık ve sevgi dolu duygusal bir kapanış konuşması yapanın aslında Uzun İhsan Efendi değil de yazarımızın ta kendisi olduğu düşüncesinden bir türlü çıkamıyorum;

"Senin için gerçek bir baba olmayı, saçlarını okşamayı, seni õpmeyi çok isterdim. Ama düşlere dokunmak mümkůn olabilir mi? Sana bu yüzden hem çok yakın, hem de çok uzağım. Veda etmek benim icin son derece zor. O yüzden, her ne kadar uzakta olsam da seni, o eski yakışıklı yüzünle, Aglaya'yla birlikte hep düşlemek istiyorum. Hoșçakal oğlum. Hosçakal sevgili, biricik düşüm."
04.07.2025

Okuyunca dört bir yandan kuşatılmış gibi bir hisse kapılıyor insan. Kime güveneceksin kimden medet umacaksın... Sürekli tetikte olman ve herkesten şüphe etmen gerekiyor.

Sivil toplum örgütü adı altında yapılan kötülüklerin, satılık medyanın, ele geçirilmiş politikacıların, dolma kalemlerin ortasında bir boğulmuşluk hissi...