Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

AYSUN_BOZBAY Tarafından Yapılan Yorumlar

30.01.2022

1896 yılında yazılmış muhteşem bir bilim-kurgu kitabı. Pek çok filme esin kaynağı olmuş kitap, Lady Vain gemisinin kaza yaparak yolcularının bilinmeze sürüklenmesi ile başlıyor. Kahramanımız başka bir gemi tarafından kurtarılıyor. Asıl olaylar bundan sonra başlıyor. Yazar, o yıllarda genetik alanındaki çalışmaların nasıl sonuçlar doğuracağını öngörmüş ve insanın doğaya müdahalesini yansıtmış. Bilim-kurgu sevenlere tavsiye edilir.
30.01.2022

Feridun Necdet, çapkın ve yakışıklı tabiri caizse o çiçekten bu çiçeğe gezen bir bey iken bir gün hiç ummadığı bir zamanda kara sevdaya tutulur. Kız kardeşinin sağlığı için Fener burnuna yakın köşkte konaklamaya başladıktan sonra yan köşkteki komşu kızı Meliha’ya platonik aşık olur. Ama şansa bakın ki bu kız, Necdet’in Galatasaray Lisesi’nden en yakın arkadaşı ile izdivaç yapar. Necdet adeta hüsrana uğrar. Gelin görün ki bu evlilik boyunca iki aile de dostluk ortamında görüşmeye devam ederlerken aslında Meliha’nın da Necdet’e karşı boş olmadığı ortaya çıkar. Ama bu öyle masum bir sevgi değildir. Meliha zamanla saplantılı derecesinde Necdet’e musallat olur. Ne yazık ki karakterimiz Necdet de sinirleri çok zayıf, duygusal bir kişi olduğundan Meliha’yı ne yapsa kendinden uzaklaştıramaz. Bu kara sevdanın sonu da maalesef mutlu son getirmez. Biz bu aşkın getirdiği mutsuz neticeleri, Necdet’in arkadaşına yazdığı uzun mektuptan okuyoruz.
30.01.2022

Sadece kendini rahatını düşünen bencil bir annenin, oğlunun sevdasını hiçe sayması, kahramanımız Nedim, Rezzan' a deli divane aşıktır. Ama önlerinde büyük engel anne vardır. Annemiz oğluna eş değil, aslında kendi isteklerine uygun, sözünde çıkmayacak bir bir gelin istemektedir ve inadı yüzünden hem kendi oğlunu, hem Rezzan' i hem de Leman' i bedbaht etmiştir....
30.01.2022

Eser, I. Dünya Savaşı yıllarında gencecik fidanlar cephede can verirken İstanbul'un yüksek tabakasının her gece zevk ve eğlence âlemleri içinde olduğunu, halkın yoksulluğu ve çaresizliğiyle dalga geçen bu insanların nasıl yozlaşmış bir insan yığınına döndüğünü anlatıyor.Bu yozlaşmış insanlar arasında kimler kimler yok ki: Nâzırlar, şairler,yazarlar, gazeteciler, zengin iş adamları ve onların aileleri...
Dönemin zengin İstanbullularının gerçek yüzleriyle tanışmak isteyenler okuyabilir.
26.01.2022

Damızlık Kızın Öyküsü bir distopya. Kısırlığın salgın bir hastalık gibi yayıldığı bir dünyada insanların üremesini kontrol altına almak ve sağlıklı bebekler dünyaya gelmesini sağlamak için bir grup hükümete darbe yapıp yönetimi ele geçiriyor. Sonrasında yeni çıkarttıkları yasalarla kademeli olarak kadınların haklarını ellerinden alıyorlar. En sonunda gelinen noktada, kadınlar özgürlüklerini tamamen kaybetmişlerdir ve kendi bedenleri hakkında dahi söz söyleme hakları kalmamıştır. Yeni hükümet kadınları doğurganlıklarına göre sınıflandırmıştır. Damızlıklar, hala üreyebilen kadınlardır ve üst mevkilerde bulunan fakat çocuğu olmayan erkeklere tahsis edilirler. Marthalar doğurganlıklarını kaybetmiş kadınlardır ve bu kadınlar da hizmetçi olarak görev yaparlar. Damızlık kızlar birer birey olarak bile görülmezler; öyle ki darbeden önceki isimlerini dahi ellerinden alıp kullanmalarını yasaklarlar. Onlar artık, görevlendirildikleri evin sahibi olan adamın ismiyle çağrılırlar.