Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
gül-istanbul Tarafından Yapılan Yorumlar
Hikaye denilince aklıma gelen ilk isim olan Ömer Seyfettin Osmanlının son dönemlerinde yaşamış bir hikayeci. Maupassant tarzı hikaye türünü Türklere tanıtan yazar olduğu da biliniyor.Kapra yayınevi hikayelerin bütünlüğüne zarar vermeden sadeleştirme yapmaya çalışmış. Bu kitapta 6 tane farklı hikaye mevcut. Hikayeler gerçek hayattan alınmış gibi. Türklük, kahramanlık, şehitlik, savaş, namus, ahlak, yenilikler, sanat, güzellik, aşk gibi konuları işlemiş.Hikayelerdeki olaylar akıcı ve merak uyandırıyor.Yazar savunduğu bazı tezleri hikayelerinde de kullanmış.Arkadaşıma da hediye etmiştim. Tavsiye ederim.
Yazar bugün İsviçre sınırları içerisinde yer alan Cenevre'de doğmuş. 18.yüzyılda yaşamış filozoflardan biri.Yasalara dayalı devlet etkinliği olarak düşünülen modern politikanın kurucusu Rousseau,Fransız Devrimi'ni ve Aydınlanma Çağı'nın ilerleyişini etkilemiş.Yazar bu eseri 1762 yılında Fransa'da yayınlamış.Bu kitapta devlet ve siyasi hukuk hakkındaki düşüncelerini ifade etmiş.Toplum, kölelik, yasa, halk, demokrasi, genel irade, hükümet, yönetim, özgürlük...Yazar eleştiriler,tahliller,karşılaştırmaların yanı sıra gerekli gördüğü yerlerde dipnotlarda açıklama yapmış.Konuya ilgi duyanların rahatlıkla okuyabileceği akıcı bir kitap.
"Özgürlükten vazgeçmek demek kişiliğin niteliğinden,insanlık haklarından ve hatta görevlerinden feragat etmek anlamına gelir."
Mona Rosa şiiriyle bilinen Sezai Karakoç 20.yüzyılın mütefekkirlerinden biri.Diriliş bilincini oluşturmaya çalışan şair ve yazar.İmgeli şiirin büyük şairi olarak da biliniyor.Bu kitap şairin yazmış olduğu bütün şiirleri ihtiva ediyor.Doğu’nun ve Batı’nın kavramlarını İslam’ın süzgecinden geçirerek şiirlerinde de kullanıyor.Necip Fazıl Kısakürek ile aynı dönemde yaşayan şairin geleneksel şiiri modern yaklaşımla kullandığını görüyoruz.İslam’ın dirilişi, medeniyet, aşk, insanın varoluşu, Tanrı’nın varlığı, ölüm gibi konuları işliyor.Şiirlerin mistik bir havası var.Şiir okumayı sevenler Sezai Karakoç’un şiirlerini sindire sindire okuması gerek.
20.yüzyılın mütefekkirlerinden olan Necip Fazıl Kısakürek şiirlerinde gösterdiği kabiliyeti piyeslerinde de gösteriyor. Kitabına tiyatronun ifade ettiği manayı anlatarak başlıyor. Mikap içinde hayatı yakalamak... Kitap 8.yüzyılda yaşamış İbrahim Ethem hazretlerinin menkıbesinden bahsediyor. Yazar dervişliği İbrahim Ethem'in şahsında anlatırken tasavvufun ne olduğunu da öğretmiş oluyor. Necip Fazıl'ın 1934 yılında Abdülhakim Arvasi hazretlerine intisap ettiğini düşünürsek bu kitabı ne kadar derinlikli yazdığını anlayabiliriz. Bu eser 1978 yılında yazarın hayattayken yayınladığı son piyesi. Necip Fazıl'ın bütün piyesleri okunmalı.
Tarihi sevdiren adamdan güzel bir eser...Bir millet olarak dirilişimiz için Osmanlılık bilincini tekrar kazanabilmek adına yazılmış bir kitap.Kitapta Osmanlının özellikleri, güzellikleri, kültürü, düşüncesi, ahlakı anlatılıyor.Yazar yapmış olduğu tahliller ile günümüz dünyasına da ışık tutuyor.Geçmiş ile günümüzü karşılaştırınca neyi kaybettiğimizi daha iyi anlıyoruz.Adam gibi adamlar yetiştirmenin nasıl olacağını,hangi unsurlara sahip olmamız gerektiğini de okuyoruz. Yabancıların Osmanlı hakkındaki düşüncelerine de yer veriliyor.Osmanlının örnek şahsiyetlerinden bahsedip özellikle gençlere yol gösteriyor.Demokrasinin henüz adı konmamışken Osmanlı'dan demokrasi örnekleri verilmesi çok ilgi çekici.Sohbet tarzı bir üslup kullanılmış. Akıcı bir kitap.