Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
gül-istanbul Tarafından Yapılan Yorumlar
Göktürk kitabeleri Türkçenin yazılı ilk kaynağı olarak II.Göktürk Devleti zamanından günümüze kadar ulaşmış. Kitapta 7.asırda yaşamış Göktürkler hakkında kısaca bilgi verilmiş.Moğolistan sınırları içerisinde yer alan kitabeler Kül Tigin,Bilge Kağan,Tun Yukuk adına yazılmış.Kitabeler hakkında da kısaca bilgi verilmiş.Hem orijinal dildeki halini hem de günümüz Türkçesi halini karşılaştırmalı olarak okuyabiliyoruz.Kitabelerde kağanların Türk milletine uyarıları,bir devletin nasıl parçalandığı,bir milletin nasıl yok olmaya yüz tuttuğu ve milletin bir araya tekrar nasıl geldiği anlatılıyor.Kitabın sonunda sözlük de bulunuyor.
"Yukarıda mavi gök,altta kara yer yaratıldığında,ikisi arasında insanoğlu yaratılmış."
Kitaplarını okumaktan vazgeçemediğim bir yazar olan Ahmed Günbay Yıldız insan hikayeleriyle hayata dokunmaya devam ediyor. Onur, intikam, pişmanlık, kapanmayan yaralar, aşk, ayrılık, vuslat… Son yıllarda yazdığı her kitabı beğenmesem de bu kitap fena değildi. Sinema tadında bir konusu var. Dili sade ve edebî. Yazarın şiirlerini romanında da okuyoruz. Ahmed Günbay Yıldız’ı ilk defa okuyacak olanlara O’na Secde Yakışıyor, Mavi Gözyaşı, Yanık Buğdaylar, Dallar Meyveye Durdu, Sitem, Sevdalar Sözde Kaldı kitaplarını tavsiye ederim. Üstelik yazarın bazı kitapları MEB tavsiyeli.
Kitaplarını okumaktan vazgeçemediğim bir yazar.Son yıllarda yazdığı her kitabı beğenmesem de bu kitap güzeldi.Akıcı ve edebî bir dille yazılmış sürükleyici bir hikaye.Duygu yüklü cümlelerle manevî iklimlere de dokunurken insanı düşünmeye sevk ediyor. Aşk,ihanet,dostluk,imtihan,vefa,hırs,ölüm…Yazarın kitaplarının hissettirdiği duygular genelde hüzün ve hasret oluyor.Ahmed Günbay Yıldız’ı ilk defa okuyacak olanlara Mavi Gözyaşı, Yanık Buğdaylar, Dallar Meyveye Durdu, Sitem, Sevdalar Sözde Kaldı kitaplarını tavsiye ederim.Üstelik yazarın bazı kitapları MEB tavsiyeli.
19.yüzyılın Rus yazarlarından biri olan Dostoyevski bu kitabı 1866 yılında yayınlamış. Kitap Raskolnikov’un bir cinayet işlemesini ve bu suçun onun üzerinde bıraktığı ruhsal etkiyi anlatan psikolojik bir roman. Kitap boyunca çeşitli kişilik tahlillerini, yazarın yaşadığı toplumun ahlakî analizini ve o dönemin tartışılan mevzularını da okuyoruz. Acı, fakirlik, hastalık, yalnızlık, sefalet, toplumsal eşitsizlik, ahlak, vicdan, merhamet, insanlık…Mütercim hem yazar hem de kitap hakkında bilgi vererek kitabı daha iyi anlamamızı sağlamış. Kitabın çevirisi de güzel. Felsefî düşünceler ve monolog tarzı anlatımın olması kitabın akıcılığını yavaşlatsa da yazarın kendine has bir üslubu var.
“Raskolnikov hemen kalktı, pencereye doğru yürüdü, yabanıl bir sesle:
-Ben senin önünde değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğildim. dedi”
Yazar Alman filozof Karl Marx'ın damadı, Fransız düşünce ve eylem adamı.Bu kitap 1883 yılında hapishanede yazılmış. Kapitalizm başlığı altında kapitalist Fransa'yı,kapitalist sanayiyi,proletaryayı,burjuvaziyi eleştiriyor. 19.yüzyılda kadınların ve çocukların da çalıştırıldığı kapitalist düzenin çarkında günde 12-14 saat çalışma hayatının olması,aşırı üretimin israfa özellikle de enerji israfına sebep olmasına haklı olarak isyan ediyor.Özellikle kendi ülkesinin işçilerini ve soylularını ağır eleştirmiş.Yazarın çözüm önerisi ise günde 3 saat çalışmak.Kısa bir kitap ama çok şey anlatıyor.Antikçağ’da emeğin ve mesleklerin nasıl küçümsendiğini okuyunca şaşırdım.Hiciv niteliğinde bir kitap.Meraklılar okuyabilir,okunması kolay.
“Çağımızın çalışma yüzyılı olduğu söyleniyor;aslında acı,sefalet ve çürüme çağındayız.”