Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
gül-istanbul Tarafından Yapılan Yorumlar
Evlilik danışmanlığı yapmış olan Amerikalı Dr. Chapman yirmi yıllık tecrübenin sonunda temel olarak beş sevgi dili olduğuna karar veriyor:Onaylayıcı kelimeler,birlikte kaliteli zaman geçirmek, hediye almak,hizmet eylemleri ve fiziksel temas.Yazar aşk ve sevgi arasındaki farka dikkat çekerken anlatmak istediklerini sade bir üslupla ifade ediyor.Baskın sevgi dillerine göre tavsiyelerde bulunuyor. Danışmanlığını yaptığı kişilerin evliliğinden yola çıkarak mevzuyu anlatması kitabı daha zevkli hale getiriyor.Yazar kitabın sonunda kendi baskın sevgi dilimizi saptayabilmek için baylar ve bayanlar için test oluşturmuş.Karı koca arasındaki ilişkiler çok kırılgan bir yapıda olduğu için evlilik üzerinden “sevgi deposu” kavramı ele alınmış.Bütün insan ilişkilerine uygulanabilirliği açısından herkesin okuyabileceği bir eser.
Fazla edebiyat yapmadan kurgu oluşturulmuş.Fena değil.Sevdalar Sözde Kaldı,Mavi Gözyaşı,Yanık Buğdaylar,O’na Secde Yakışıyor,Dallar Meyveye Durdu kitapları daha güzel.
Sultan Abdülhamit’in kişiliğini, izlediği siyaseti, yaşamış olduğu dönemin iç ve dış olaylarını bilmek açısından güzel bir eser.
Yıldız sarayındaki siyasi ve bürokratik yapılanmayı öğrenirken Tahsin Paşa'nın gözünden saray erkanının ahlaki davranışları hakkında da bilgi ediniyoruz. Meşhur Yıldız suikastı ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Bu kitap Sultan Abdülhamit’i tanımak açısından okunabilir ama Tahsin Paşa'nın değerlendirmeleri ve yorumları başka kaynaklarla teyit edilmeli. Hatıratı hazırlayan kişi dipnotlarda kişilere ve hadiselere dair açıklamalarda bulunuyor. Siyasi hatırat kitabı olduğu için özellikle siyaset okumaları ve tarih araştırmaları yapan kişilere tavsiye edilir.
Yazar kendini çok tekrar ediyor kitaplarında.Bu kitap da film gibi olmuş.Sevdalar Sözde Kaldı,Mavi Gözyaşı,Yanık Buğdaylar,O’na Secde Yakışıyor,Dallar Meyveye Durdu kitapları daha güzel.
Hayat ve ölüm arasında alınan tek nefesin içine sığdırdığımız acılar, yalnızlık, hüzün umutsuzluk, çaresizlik, gözyaşı...Yazar düşüncelerini, tecrübelerini, içsel çatışmalarını, insanlığın acılarını, kavgalarını, hayat mücadelesini eserine yansıtıyor. Üşüyen ruhunu bedeniyle taşımaya çalışan Satılık Adam’ın hikayesiyle romana giriş yapılırken Ateş Abi, Dert Babası, Cumali, Deli Behiye, Raşit Bey, Fehmi Bey gibi karakterler etrafında varlığın ve yokluğun acısını çekenlerin olduğu bir hayatın felsefesini okuyoruz. Hayatın bütün zıtlıkları ince dokunuşlarla ustaca anlatılıyor. Duygular ve düşünceler çok çarpıcı ve derin. Yazarın üslubu güçlü olmakla birlikte kelimelerle adeta dans ediyor. Bu eser hem roman hem deneme hem de fikir kitabı özelliği taşıyor. Yazarın dünya klasiği yazma düşüncesinin hakkını verdiğini düşünüyorum.
“Yokluğun arkasından koşanları yüreği, varlığın peşinden gidenleri ise aklı yönetir.”