Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

gül-istanbul Tarafından Yapılan Yorumlar

07.02.2026

Kurgusal bir karakter olan Rukayye kendine ve yakınlarına dair anılarını, duygularını anlatıyor. Rukayye'nin hayat yolculuğu Filistin'in tarihinde akıp gidiyor. Vatandan sürgün, mülteci kamplarında yaşam, dışlanmışlık, soykırım, gurbet, korku, ölüm ve bir gün dönme umuduyla evinin anahtarlarını boynuna asıp saklayanlar... Köyünün denizini, zambak kokusunu, badem ağaçlarını, dikenli incirini özleyenler... Kitapta adı geçen şahsiyetler, mekanlar ve soykırımlar sayesinde o dönemde neler olduğunu araştırma imkanımız oluyor. Yayınevi kitaptaki türküleri dinleyebilmemiz için karekodlar oluşturmuş. Ne dediğini anlamasak da türküler yaşamı, özlemi, coşkuyu hissettiriyor. Bazı karakterlerin esprili konuşmaları kitaptaki hüznü az da olsa dağıtıyor. Filistinliler için mücadele eden Radva Aşur yaşanmış soykırımları sonraki nesillere aktarmak adına güzel bir eser ortaya koymuş. Bize de okumak düşer.
22.01.2026

Yazar bizi antik Mısır’da firavun Keops dönemine götürüyor.Piramidin oluşturduğu toz yığınlarında yitip giden hayatlar, ölümler, sorgulamalar, baskı, güç, komplo...Yazarın kendine has üslubu var.Olay zinciri yok ama toplumun ve insanların ruh halleri üzerinde durulmuş.Yazarın anlattığı piramit felsefesi çarpıcı ve düşündürücü.Bu kitabı okuduktan sonra piramit denilince hatırlayacağım tek şey kan lekesi olacak.
“O kusursuz şeklin insanları gece gündüz öğüten bir değirmen olması mümkün müydü acaba?”
15.01.2026

Okurken biraz yoruyor ama kitap boyunca Balkanların tarihine de ışık tutuyor.
10.01.2026

Tarih boyunca nice mücadelelerin verildiği bu kadim coğrafyanın Müslümanlarına selam olsun.Yazar "İcazet...Herhalde bu kelime bana ömrümün sonuna kadar Doğu Türkistan'ı ve namaz yasağını hatırlatacak." derken bizi de hüzün ve mahcubiyetin içine çekiyor.Asimilasyona tabi tutulan Müslüman halkın vatanlarında yaşadıkları süreci doğru yorumlayabilmek için Müslüman bakış açısı ve tecrübenin önemi ortaya çıkıyor.Gördüklerini ve yaşadıklarını daha iyi tahlil edebilmek adına kitap boyunca yazarın sorularıyla karşılaşıyoruz.Bazı soruların cevapları yüreğimizi sızlatıyor.Medyada Müslüman Uygur kardeşlerimizin anlattıklarının hiç de abartı olmadığını öğreniyoruz. Okuduklarımız bir seyahatten ziyade milli hafızanın, İslamî şuurun yavaş yavaş yok edilme hikayesi.Kitabın sonuna Çinli diplomatlara, siyasetçilere, istihbarat uzmanlarına bir sayfalık hatırlatma yazısı eklemek çok isabetli olmuş.Bu zorlu ve riskli yolculuğu göze aldığı için Taha Kılınç ve arkadaşına teşekkürü borç bilirim.
02.01.2026

Balkan edebiyatının önemli isimlerinden olan Meşa Selimoviç bu kitabında iki adamın gündelik yaşamını anlatıyor.Ada denilen yer sanki hayattan, hareketten, dünyadan tecrit edilmiş gibi.Yazar karakterler üzerinden insanı,hayatın anlamını,mutluluğu,özgürlüğü sorguluyor. Kitap boyunca yalnızlık, ruhsal acılar, fakirlik,çaresizlik,keder, ölüm düşüncesi ile karşılaşıyoruz.Olaydan ziyade duygular ve düşünceler ön plana çıkıyor.Yazarın üslubu güzel.
"Sen sahip olmak istediğin şeyleri geride bıraktın,bense sahip olduğum şeyleri."