Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
hozdol Tarafından Yapılan Yorumlar
menderese muhalif tutumunun anlatısına yansıdığını söyleyebiliriz
Yorumumu ilk kitapta yapmıştım. İlave olarak; Türkçe metin hakkındaki kanaatim epeyce olumsuza döndü. Aşırı çeviri kokusunun yanında, bazı cümlelerin gerçekte neye karşılık geldiği anlaşılmıyor. Hatta yanlış anlam verildiğinden şüphe etmeyi gerektiren tutarsızlıklar oluşmuş. Örneğin Nikaia (yani İznik) Konsili’nin anlatıldığı (2.Cilt s. 24) bölümün ilk cümlesinde, aslında aforoz edilen Arius ve yandaşlarının, oyların çoğunu baskı ile aldığı biçiminde anlaşılabilecek bir anlatım var. Açık ve akıcı bir Türkçe metin sayılamaz bence.
Kitabın orijinali, büyüleyici bir tarihin edebi bir anlatısı. Ancak Türkçeye aktarır iken, Türk okuyucunun gereğince faydalanabilmesi hususu düşünülmemiş. Çok sayıda orijinal adları ile verilen yer, kavram ve kişi isimleri hakkında dipnot veya bir sözlük ilave edilmemiş. Tek bir harita bile konmamış dört ciltlik kitaba (iki kere taradım göremedim). Çeviriye gelir isek, dilbilgisi yönünden bence başarılı sayılmalı. Okuduğum bölümlerde, beni rahatsız eden bozuk bir cümle dikkatimi çekmedi. Ancak (belki de altmışımı geçmiş biri olduğum için) çok kullanılan, alıştığımız kelimeler yerine az kullanılan yeni sözcüklere de çeviride yer verilmesi (ılımlaştırmak, imgeleme, gönenç, istenç, özdeksel) dikkatimi dağıttı, kitabın –içinde solumak istediğim- tarihi havasını bozucu geldi. Sonuç olarak derinliğine kavramak ve o tarihi yaşamak isteyenler için ek kaynaklara başvurarak okunması gereken bir kitap (Ve devam etmek isteyeceğim kadar değerli.)
Kitap, ülkemizin kısa ama çok önemli bir kesitinde yaşananlarla ilgili tarihe katkı yapıyor. Yazar, iyi bir eş ve aile babası. Kitapta aile irtibatları ve tanıtımı da önemli yer tutuyor. Büyük sevgi, bu tanıtıma fazlası ile etki etmiş bence. Benim için en değerli yönü, ülkemizde hukukun işleyişinin canlı bir örneği olması. Tarih ve -en azından o kesitte- hukukun nasıl işlediğini göstermesi bakımından iyi bir kitap. Okuduğuma memnun oldum.
Beklentimin altında kaldı. “Kimse Kızmasın” ibaresini görünce, tarihe mal olmuş olaylarda, tarihi kişilikler hakkında ilk elden birçok bilginin var olduğunu sandım. Halbuki kitap büyük oranda alıntılardan oluşmakta. Üslup bakımından da, paragraflar konudan konuya atlayabiliyor; anlatım sistematik değil. Ancak yazarın entelektüel konumu, birikimi, bu boyutta nasıl bir dönüşüm geçirdiğini öğrenmek isteyenler için ilginç olabilir. Bu doğrultuda Devrim gazetesi ve Doğan Avcıoğlu da önemli yer tutuyor.