Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Gökhan Değirmenci Tarafından Yapılan Yorumlar
Biraz tanıdık biraz da basit bir hikaye gibi geldi bana.
Gece Yarısı Kütüphanesi, derinlik iddiası taşıyan ama yüzeyde kalan bir roman. Matt Haig, “evren kaostan ve entropiden beslenir” derken büyük bir kapı aralıyor ama o kapıdan içeri girmeye cesaret edemiyor. Kaosu anlatmak yerine onu cilalıyor. Felsefe varmış gibi yapıyor ama aslında basit bir “iyi hisset” hikâyesi anlatıyor. Romanın dili sade değil, sığ. Her sayfasında “kendini sev, her şey geçer” mesajı var, oysa bazı şeyler geçmez; edebiyat tam da orada derinleşir. Gece Yarısı Kütüphanesi düşünmeye değil, avutulmaya çağırıyor. Okurunu rahatsız etmiyor, düşündürmüyor. Kapandığında geriye sadece iyi niyet kalıyor. Oysa iyi edebiyat iyi niyetle değil, cesaretle yazılır. Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda hayatın kiri, çatışması, vicdan azabı vardı. Haig’in romanıysa steril bir laboratuvar gibi: güvenli, temiz ve dolayısıyla etkisiz. Gerçek roman, yara bırakır. Bu kitapsa pansuman yapıyor.
ilk defa Ahmet Ümit okudum. İyi ki okumuşum.
Yazı dili çok iyi, çevirisini çok beğendim. Buck evrimin vücut bulmuş hali.
Nazi dönemine dair onlarca film, onlarca kitap okudum. Bu da onların arasına eklendi. Yazı dili gayet akıcı ve güzel.