Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Uyuyanokur Tarafından Yapılan Yorumlar
Her kütüphanede bulunması gereken bir kaynak kitap. Üstelik de fiyatı çok uygun. Bence tükenmeden bir tane mutlaka edinin.
atranç, bu zamana kadar okuduğum Zweig kitapları arasında en beğendiğim oldu, bunda ölmeden önce yazdığı birkaç öyküden biri olmasının da payı vardır sanırım. Kitapta ikinci dünya savaşında Avusturya'yı işgal eden Gestapo'nun bazı gizli bilgileri elde edebilmek için işkence ettiği bir doktorun hikâyesine tanık oluyoruz. İşkence olarak pek çok kişiye yaptığı gibi toplama kamplarına gönderilmeyen, bunun yerine psikolojik olarak işkence yapılan varlıklı kimselerden olan doktorun, bu zorlu süreçte çaldığı bir kitap sayesinde ruh sağlığını korumaya çalışmasını ama sonuç olarak kitaptaki şeyi yani satranç oynunu saplantı haline getirmesini okuyoruz. Ben kitapta savaşın dehşetini iliklerime kadar hissettim. Şüphesiz bunda yazarın umutsuz ve melankolik zamanlarında, intiharından önce bu kitabı yazmasının büyük payı var. Bir çırpıda okunacak ama bir çırpıda sindirelemeyecek bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
Bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir kitaptı. Eleştirim ise buna dair, yani keşke biraz daha uzun ve derinlikli olsaydı kitap. Hikayenin konusu gerçekten çok güzeldi ama yüzeysel kalmış. Aradığımı bulamadım.
Baş karakterimiz İvan İlyiç'in gençliğine, eğitimine, evliliğine ve iş yaşamına, ardından da hastalanmasına ve bütün bu süreçte psikolojik olarak değişimine tanık oluyoruz kitapta. Sonu ve ölümü sade bir şekilde anlatısı çok etkileyiciydi.
Gazap Üzümleri. Steinbeck'in okuduğum ilk kitabıydı, dolayısıyla da yazarla tanışma kitabım oldu. Amerika'da teknolojinin ve tekelleşmenin insanlara ve ailelerine nelere mal olduğunu, yabancılaşmayı, nefreti ve en çok da sefaleti anlatıyor kitabında yazar. İşledikleri ve karınlarını doyuran topraklarının ellerinden alınması sonucu göç etmek zorunda kalan Joad ailesinin tutunma çabasını, karşılaştıkları insanları, zorlu yolculuklarını ve hayatta kalmak için nasıl da çabaladıklarını okuyoruz kitapta. Bütün bu olanların arka planında ise öfke, sefalet, kapitalist düzen, göçmenlik ve güçlüyle güçsüzün mücadelesi gibi güçlü ve derin kavramları sorgulatıyor, doğruyla yanlışı kesin bir çizgiyle ayırırken, ezen ve ezilen ile empati yaparak suçlu ve suçsuz arasındaki çizginin bu kadar keskin olamayacağını anlatmaya çalışıyor Steinbeck. Kitabın sonu ise bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında en ilginç olan bitişti sanırım. Keşke daha önce okusaydım dediğim bir eserdi.