Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Y.D. Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın mükemmel edebî yönü bir yana, üstâd “O ve Ben” kitabında olmayan yönleriyle ibret alınması için kendi hayatını tüm samimiyetiyle anlatıyor. Buna paralel olarak ta “kanalizasyon” olarak nitelendirdiği Bâbıâli’nin ve bizlere 'büyük şair' olarak yutturulan şahsiyetlerin içinde bulundukları içler acısı durumu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Insan üstâd’ın gençlik yıllarında yaşadığı bohem hayatından şeyhini tanıdıktan sonra geçirdiği dönüşüm sonucu elindeki tüm maddî fırsatları teperek inandığı dâvâ ugruna verdiği mücadeleyi, çektiği çileleri, kendisine atılan iftiraları okurken ister istemez “nerdeeeen nereye gelmiş” diyor. Nur içinde yatsın.
Attila İlhan Türkiye'nin gerçek sorunlarını görebilen görebilen ender aydınlarımızdan birisi. Siyasi görüşü ne olursa olsun, bu kitapta ülkesini seven her Türk insanının altını çizerek okuması gereken fikirler var...
Bu kitap için "işlenen konular tekrarlanıyor" türünden eleştiri yapanlar var, ancak unutulmaması gereken kitabın Sayın Sinanoğlu’nun degişik yerlerde yayınlanmış makale, kendisiyle yapılan söyleşi ve toplantılarda yaptığı konuşmaların biraraya getirilerek oluşturulmuş olması. Neticede kitabı okuyup bitirdiğinizde herbirisi birbirinden önemli konuların kafanıza iyice yerleşmis olduğunu görüyorsunuz. Sonuçta ülkesini seven her Türk evladının anlayarak okuması gereken bir eser.
Bu kitabı birkaç sene önce almıştım ama nedense birkaç defa okumaya başlamama rağmen her seferinde yarım kalmıştı. Ancak son günlerde baştan sona okudum. Dili zaman zaman biraz ağır olsa da (özellikle bazi eski kaynaklardan yapılan doğrudan alıntılar), eser tam bir Necip Fazıl şaheseri. Özellikle kitabın o zamana kadarki II.Abdülhamit hakkındaki “resmi” tezlerin karşıtı olarak o dönemde ilk defa kaleme alınmış olması da ayrı bir özelliği. Bu kitapta Osmanlı Imparatorluğu’nun nasıl, niçin ve kimler tarafından adım adım çöküşe götürüldüğü, tarihin nasıl ve hangi amaçlarla saptırıldıgı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. Bugünkü Israil devletinin temellerinin taa o zaman atıldığı ve bu konuda en büyük engel olarak görülen II.Abdülhamit’in Selanik kökenli üst düzey bir mason/dönme teşkilatı olan Ittihatçılar tarafından nasıl tahttan indirilip yerine bir kuklanin getirildiği gayet güzel bir şekilde anlatılıyor. Kitabın ekinde verilen 2 belge de akıllara durgunluk verecek derecede. Özellikle ilki o dönemki Istanbul’daki ingiliz büyükelçisi tarafindan kaleme alınmış bir mektup ve bugunkü Karen Fogg olayını ne kadar da hatırlatıyor... (demekki o günden bugüne Türkiye’de fazla birşey değişmemiş...).