Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Lami Günay Tarafından Yapılan Yorumlar
C.G.Jung psikolojisinin ana hatlarını keşfetmeden okunması bayağı eziyet olan bir kitap. Avrupa'nın kültürel geçmişinden köken alan ancak yurdumuzda da bildiğimiz hikayelerden yola çıkan yazar, kadınlığın kültürel arketiplerini inceliyor.
kitabın okunmasını zorlaştıran konulardan biri de sanırım tercüme problemi. Yazarın cümlelerine aşırı sadık kalmaya çalışmaktan edebi güzelliği ve akıcılığı kaybetmiş gözüküyor.
Kitap bir Reconciliation yani tövbe ayini gibi ve yazarın intihar etmeden önceki notu niteliğinde.
Yazar zengin bir ailenin otoriter babası tarafından, toksik disipline maruz kalır. Yaralanan ruhunu iyileştirmek için faydasız çabalara girişmesi ve sonuçsuz kalması neticesinde intihar.
Bence ruhsal ağırlığı ve travmalara şahitlik etmesi açısından +18 etiketini hak eden bir eser.
“Bilgelik döneminiz kavrayışla başlar. Teker teker acılarımız biter. Ama acı çekme halimiz, biz yaşadıkça devam eder. Önemli olansa uğruna acı çekecek, anlamlı bir yaşantıya sahip olmaktır.
Peki her birimiz yaralıysak neden bize şifa verenler pek az? Teolog Nouwen yaralananların değil yaralarına cesaretle bakanların şifa verme gücüne erişebildiğini söyler: ‘Bizim ödevimiz bu yaraları herkesten saklamak değil, yaranın verdiği bilgiyi diğer insanların hayatlarına yansıtmaktır. Yaralarımız bir utanç kaynağı olmaktan çıkıp, iyileştirme aracına dönüştüğünde bizler de yaralı şifacılara dönüşürüz’” der yazar Emre Özarslan.
“Huzursuz Beyin” alt başlığıyla beni yakalayan kitabı okumaya başladığımda kendi yaralarının anlatıcısı bir şifacıyla karşı karşıya olduğumu anladım. Okundukça ruhumda derinleşen ıstıraplarımın sebeplerini ve reçetelerini bulmaya başladım. Kitabı ikinci kez yavaş yavaş , notlar alarak ve sindirerek yeniden okuyorum. Teşekkür ederim.
Seyfettin Babat’ın yayınlanan ilk romanı. Doğum sancılarına şahitlik ettiğim bu romanın bu kadar etkileyici ve sürükleyici olacağına güvenim tamdı ve öyle de oldu. Kahramanların gerçekçiliği yanında olaganüstü yaşamlarına tanıklık etmek son derece etkileyici. Roman; öyküsüyle, karakterleriyle, gerçek tarihsel olay kurgusuyla tam bir usta işi. Her cümlesine özenle saklanmış gizem ve giriftlik okuyucununda en az yazarı kadar romanın satırlarına özen ve dikkat göstermesini gerektiriyor. Çalakalem okunacak bir roman değil adeta bir dedektif dikkatiyle okuyacaklara önerilir. Kendisini tebrik ediyorum ve ikinci kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.