Toplam yorum: 3.284.892
Bu ayki yorum: 6.398

E-Dergi

Feridun ÖZSOY Tarafından Yapılan Yorumlar

16.11.2025

Roman, " Ben bir hiçim." cümlesiyle başlıyor. Romanın kahramanı kaybettiği hafızasının ve geçmişinin, on yıl sonra peşine düşerek bir anlamda kendi ontolojik bütünlüğünü ve varoluşunu anlamlandırmaya çalışıyor. Hayatı bütünüyle anlamlandıran şeyler sadece hatıralarımızda kalan şeyler değil, hatırlayamadığımız ya da hatırlamak istemediğimiz bilinçaltındaki bölük pörçük yaşantılar olduğunu ve bunların hayat denilen süreçte peşimizi ne yaparsak yapalım bırakmadığını ve bizi bütünlemeye çalıştığını Patrick MODIANO "Karanlık Dükkanlar Sokağı" nda anlatıyor. Okunmaya değer bir kitap.
15.11.2025

Márquez, " Bu kitap işe yaramaz imha edilmesi lazım." demesine rağmen, çocukları kitabı imha etmek yerine bir kenara koymuşlar ve ne yapılacağına zamanın karar vermesini ümit etmişler. İyi ki de böyle yapmışlar. Bu küçük hacimli romanda Márquez, aşkı, sadakatı ve ölümü Ana Magdalena Bach tarafından her zaman ki üslubuyla sorgulerken aynı zamanda bizi Latin Amerika coğrafyasında aşkı ve sadakatı yeniden keşfetmeye çağırıyor.
11.11.2025

Garaudy "HATIRALAR" adlı eserinde yaşam süreçinde geçirdiği evrilmeyi hiçbir sapmaya kaçmadan, yüreğinden ve aklından geçirdiği gibi izah eden, hangi çağda ve hangi yönetimde olursa olsun, namuslu ve dürüst bir aydının nasıl bir tavır sergilemesi gerektiğini açık seçik ortaya koyan bir entelektüel, filozof ve aktivisttin hal ve durumunu bütün içtenliği ile anlatmaktadır. Biyografi severlere özellikle önerilebilecek bir kitap.
11.11.2025

Mûthiş öyküler. Dışarıda kalanların ontolojik, sosyolojikve psikolojik varoluş süreçlerini, hâl ve durumlarını bazen gerçekçi bazen gerçek üstü bazen de fantastik ama edebi üsluûbu gözardı etmeden ortaya koyan 60 yazarın hikayelerini büyük bir keyifle okudum. Emeği geçenlerin ellerine ve zihinlerine sağlık. Hikâye sevenlere tavsiye ederim.
08.10.2025

Olağan üstü bir üslup ve kurgu. Mekan İstanbul zaman kronolojik olarak belirtilmese de 2.Meşrutiyet ve Cumhuriyetin iki binli yılları. Gemi faciasının olduğu yıl 1979. O tarihlerde cep telefonu henüz Türkiye'de yok. Ama bu durum romanın kurgusunu, akışını ve dokusunu hiçbir şekilde bozmuyor. Meşrutiyet döneminde haksızlığa uğrayarak idam edilen Derviş Ali ile intihar eden torunu Halide'nin ruhsal olarak yollarının birleşmesi, araftan kurtulup ötelere yolculuğu gerçekten çok fantastik. Okunmaya değer bir roman. Teşekkürler Tarık Tufan.