Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

05.11.2021

Schopenhauer'e göre hayattaki 45 kuralı icra ederseniz mutluluk sanatını icra etmiş olacaksınız. Kitapta kimisi üç satır kimisi üç sayfa olan 45 kural var. Mutluluk için sürekli vurgulanan şeyler; kendi kendine yetmenin gücü, vücudun sağlığı ve neşeli bir mizaç. Okumayanlar için spoiler vermeyeyim ama eudaemonia diye bir kavramdan bahsediliyor kitapta. Bu kavram insanı mutluluğa eriştiren hayatın bilgisi manasına geliyormuş. Yine spoiler vermeyeyim ama kitabın adı ne kadar Mutlu Olma Sanatı olsa da, aslında mutluluğun gerçek olamayacağını anlatıyor.
05.11.2021

Elimde olsa, Mustafa Kemal'in Nutuk'unu herkese okutmak istediğim gibi bu kitabı da yalnız kadınlara değil herkese okutmak isterdim. Kadınlara çaresiz değilsiniz, çare sizsiniz diyebilmek; erkeklere ise kadınların sahibi değil en çok yol arkadaşı olduğunuzun farkına varın artık diyebilmek için, toplumsal yargı kalıplarını yıkabilmek için, eşitlik için, birken bile birey olabilmek için!
03.11.2021

Bir katilimiz var kitapta. Kadınların önce rahmini alıyor sonra da onları öldürüyor. Kitapta bile kadına şiddet, evet. Okurken gerilmeden çevirdiğim tek bir sayfa bile olmadı. Yazarın doktorluktan geldiğini okumuştum bir yerlerde. Tıbbi terimler, kitabın altında açıklamalarına kadar var, kitaptaki gerilimi sürekli yüksek tutuyor. Bazı sayfalarda, bu tarz kitaplarda ekseri sonlara doğru görülen, heyecan ve adrenalinin artması dolayısıyla da uçarcasına okuma arzusu bünyeyi ele geçiriyor. Katilin kim olduğunu tahmin etme mevzusu polisiye okurken genelde vardır ya, işte bu kitabı okurken olmayacak. Bu yüzden hala okumadıysanız ve niyetlenirseniz tavsiyem katil kim sorusuna cevap aramak yerine kitabın keyfine varmanız olur.
27.10.2021

Daha önce hiç Hesse kitabı okumadığımı itiraf ederek başlayayım öyleyse. Başlamak için doğru tercih miydi bilmiyorum ama beni rahatsız etmedi, hatta güzel bir tanışmaydı bile diyebilirim. Genç bir adamın yetişmesini okuduğumdan mıdır bilmiyorum Werther'in hikayesine benzettim. Kendini tanımanın, kendi içine dönmenin, büyümenin ne olduğu anlatılıyor kitapta genç bir erkeğin gözünden. Bu genç adam, Sinclair, büyürken ciddi gelgitler yaşıyor kendi içinde. Aslında fark etmeden çocukların kanatlarını kırıyoruz. Kimi zaman yaptığımız kritiklerle, kimi zaman verilen eğitimle, kimi zaman da çocukların kendi aralarında yaşadıkları o saçma hırçınlıkla. Şanslı olanlar ise kırık kanatlarını onarıp yola devam edenler. Sinclair'in hikayesini okurken kendi içine dönme ihtiyacı duyuyor insan. Kendi iyisini, kötüsünü, nereden gelip nereye gittiğini görmek istiyor. Ne mutlu başarabilene!
27.10.2021

Araya bir yerlere şiir kitapları serpiştirmeyi seviyorum. Sanki yorulan okuma yolculuğuma bir minik mola, bir nefes arası, bir duygusallık serpiştiriyor. Son günlerde incinmiş olan ruhuma iyi geliyor itiraf etmem gerekirse. Bir de bu şiir kitabının Livaneli tarafından kaleme alındığını düşünün şimdi... Kimi noktalarda şarkılarında geçen mükemmel sözler, bir noktasında Akdeniz için yazdığı "tuzundan mahrum etme bizi" cümlesi ve fakat özellikle kitaba adını veren o şiir. Birkaç satırdan oluşan Gökyüzü Herkesindir, benim için bir motto, bir motivasyon kaynağı. İşyerimdeki masamın üzerinde kare bir post-it kağıdında yazılı duruyor yıllardan bu yana. Bu şiirin Livaneli'ye ait olduğunu bilmediğim zamanlarda bile bu durum böyleydi. Sonra Livaneli'ye ait olduğunu gördüğümde, müthiş bir aydınlanma ile, başka kim yazabilir ki diye düşündüğümü hatırlıyorum. Mutlaka okuyun.