Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

22.10.2021

itiraf etmeliyim ki kitabın arkasında yer alan "Orhan Pamuk yaşayan en iyi yazar" ifadesine katılmadan edemeyeceğim. Zira kitabın başında, ortasında ve sonunda bile kitapta yer alan Minger Adasının gerçekten var olduğunu, Güneydoğu Akdeniz'de bir ada olduğunu, gerçekten bir şekilde Osmanlı vilayeti olduğunu düşündüm hatta araştırmalar yapmak için çeşitli notlar bile aldım. Öyle bir kurgu var ki kitapta, öyle müthiş şekilde resmedilmiş ki ada, adalılar, adadaki yaşantı, hala var olmadığına inanamıyorum. Bu gerçekçilik, tek kelimeyle çarpıcıydı. Belki de, bir nebze şikayetçi olduğum, kitabın bu kadar uzun olmasının sebebi adanın gerçekliğini okurlara bütün teferruatıyla yansıtmasıydı.
28.09.2021

Kesinlikle sıkıcı değil. Bu kitap özelinde konuşmam gerekirse keyifliydi bile diyebilirim. Öncelikle müthiş yalın bir dille yazılmış. Okurken kesinlikle yormuyor. Akademik bir dili ve atıflarla bölünen bir yazım örgüsü yok. Giriş ve arkasından üç bölümü barındıran kitap, siyaset öğrenmeye merakı olanlar için adeta bir başucu kaynağı. Bugün güdülen siyasete bakınca kitaptaki verilen bilgilerin ne kadar nahif olduğunu düşünüyorsunuz ister istemez. Fakat yine de Kışlalı'nın gençlere önerdiği gibi yapabileceğimiz tek şey okumak işte. Bugün güdülen siyaset demişken tam bu noktada kitaptan notlarıma yazdığım bir bölümü paylaşarak yazıyı toparlıyorum; "Alain Rouquie, askeri darbelerin laboratuvarı sayılan Latin Amerika üzerindeki incelemelerin ışığında, askeri darbelerin "her zaman bir gelir transferi ve toplumsal planda kartların yeniden dağıtımı" sonucunu verdiğini söylüyor."
17.09.2021

Dış politikada liderliğin anlam ve önemini, Demokrat Parti'de dışişleri bakanlığı yapan Fatin Rüştü Zorlu üzerinden irdelemiş kitapta. Kitap 5 bölüm ve bir sonuçtan oluşuyor. Benim için en keyifli bölüm ikinci bölüm oldu. İkinci bölümde; çok partili döneme geçiş, Cumhuriyetin ilanından yaklaşık 20 sene sonra Cumhuriyet Halk Partisinin iktidardan olması, yaklaşık 15 sene sonra da yaşanan darbe, zaten Türk siyaset tarihinde ilgimi çeken bir bölüm olmasından da sebeple, okurken bana büyük keyif verdi. Takip eden bölümlerde Zorlu'nun hayatı, tezin araştırma konusu olan liderlik profili analizi metodu ve sonuç bulunmakta. Kitap genel olarak beklediğimden keyifliydi.
07.09.2021

Kitapta gerçeklikle delilik arasında gidip geldim sürekli. Bir insanın kendini ispat etmek için gösterdiği çaba ve çevresindekilerin kendisine gösterdiği duyarsızlık kitapta bana en çok vuran duygu oldu. Altıncı Koğuş bir akıl hastanesinde geçiyor. Hasta mı doktor, doktor mu hasta kestiremeyip sürekli o git gel duygusunu yaşıyorsunuz. Kısacık kitap, ama insanı soktuğu depresif ruh hali ve yaşattığı karmaşıklık boyundan büyük. Kitabın bana hissettirdiği o depresif ruh halinin altında yatan ise tam olarak şu: ne kadar iyi, akil, şerefli ve kaliteli bir insan olmaya çabalarsanız çabalayın, içinde bulunduğunuz toplum kokuşmuşsa, kötü insanlar ihtiva ediyorsa, sizi de köreltir ve içine çeker. Bu fikir o kadar gerçek ve yüz küsur sene öncesinin Rusya'sında yazılmış olmasına rağmen o kadar bugünün Türkiye'sine özgü ki, moralimi bozdu okurken.
01.09.2021

Kızılderili, sazlıklarda yaşayan bir ailenin buldukları büyük bir inci ile değişen hayatlarını anlatıyor. Karı, koca ve çocuktan oluşan, kendi halinde bu çekirdek ailenin hırsın, ihtirasın, öfkenin kucağına düşmesi kitabın konusunu oluşturuyor. İnsanların hırsın elinde boğulmasının yanı sıra Kızılderili olmayanların bu insanlara yaklaşımları ile de ırkçılığa göz kırpıyor. Kitap çok kısa olmasından mı yoksa başka bir sebepten mi bilemedim beni bir türlü vuramadı. Keyifliydi, kısaydı, okuması hızlı oldu ama bir klasik midir? Bence değil. Bunun karar mercii ben miyim? Elbette hayır. Fakat bir okur olarak, daha kısa kitaplarda daha çok çarpılmış bir okur olarak, İnci'yi en sevdiklerim listesine atar mıyım? Maalesef hayır.